Etiket arşivi: Şah & Sultan kitap özeti

Şah & Sultan – İskender Pala

Sultan Selim Han ile Şah İsmail’in, karşılıklı şiirler ve mektuplar ile başlayıp Çaldıran Savaşı ile galibi mağlubu belli olan ve sonrasında sessiz ve psikolojik olarak devam eden rekabetinin romanı. İkisi de Müslüman Türk olan fakat birisi sünni diğeri şii kardeşlerin savaşı.

Sultan ve Şah romanın doğal olarak ana kahramanları.

Sultan Selim 42 yaşındayken babası İkinci Bayezıd’ı tahttan indiriyor ve padişahlık mertebesine yükseliyor. İlk hedefi de yenilmez bir isim haline gelmiş ve sünniler için tehlike olduğunu düşündüğü Safevi devletinin kurucusu Şah İsmail’i bertaraf etmek oluyor.

Şah İsmail tebaası tarafından seviliyor. Büyük bir karizma sahibi. Kıble-i Alem olarak sıfatlandırılıyor. Şeyhlikten Şahlığa geçiş yapıyor. Savaşlarda giydikleri kızıl başlıklar ile kızılbaş tanımının yaygınlaşması ve şii ile eşdeğer bir tanım haline gelmesine sebep oluyor.

Rekabet şiirler ile başlıyor. Birbirlerine şiirler yazıp, meydan okuyorlar. Bir müddet sonra şiirlerin yerini mektuplar alıyor. Ve bu mektupları taşıyan elçilerin “zeval olmaz” deyişinin aksine tüm sorumlulukları yüklenip ortadan kaldırılışları tarihe yazılıyor.

Kamber Can küçük yaşlarda Şah’ın yanına aldırılan ve hadım edildikten sonra Şah’ın hareminde kabul buyrulan tarihten bir isim. Ailesinin kim olduğunu bilmiyor ve tanıdığı tek isim, Şah’ın yanına alınana kadar yanında kaldığı Babaydar. Biz ise kitabın başlarında Kamber Can’ın Şah’ın öz kardeşi Şıh Ali’nin oğlu olduğunu biliyoruz.

Taçlı Hatun, Şah’ın sevdiği kadın, ikinci eşi. Fakat Şah’ın ilk eşi, çocuğunun annesi Gülizar Begüm’ün biraz gerisinde kalıyor. O da genç yaşlarda Ömer adlı sünni bir sevgilisi var iken Azerbaycan’daki köyünden alınıyor ve Şah’ın haremine katılıyor. Kitapta “aşk” Taçlı Hatun’u merkeze alarak anlatılıyor.

Sultan’ın en yakınındaki isim, muhtemelen kurgu olduğunu düşündüğüm, Aka Hasan. Şah’ın en yakınındaki isim ise Aka Hüseyin. Aka Hasan’ın ikiz kardeşi. Bu iki ismin anlatımları ile Şah’ı ve Sultan’ı yakından tanıyoruz.

Çaldıran Savaşı’nda Sultan, Şah’ı büyük bir yenilgiye uğratıyor. Sultan’ın düzenli ve top takviyeli ordusu, Şah’ın sadece atlı birliklerine güvenen ordusunu mağlup ediyor. Tebriz’i alıyor. Sanatçılarını, eğitimli halkını ve en önemlisi Taçlı Hatun ile Kamber Can’ı da alarak İstanbul’a dönüyor.

Şah ise Gülizar Begüm’ü alarak savaştan yenik olarak uzaklaşıyor.

Çaldıran Savaşı iki isim için de bir dönüm noktası oluyor. Sultan bu galibiyetin verdiği motivasyon ile Mısır’a yöneliyor ve halifeliği İstanbul’a taşıyacak galibiyetler alıyor.

Şah ise psikolojik olarak çöküyor. Tekrardan toparlanamıyor. Savaş ile birlikte Taçlı Hatun’u da kaybetmiş olmanın ezikliği ile eğlenceye, meye yöneliyor.

Savaş sonrasında roman, Taçlı Hatun’un İstanbuldaki yaşamına odaklanıyor. Sultan tarafından Cafer Çelebi ile evlendirilişi, önce nefret duyduğu Sultan’a sonrasında sevgiye dönüşen hissiyatı ve sonrası…

Roman 34 bölümden oluşuyor. Her bir bölümü yukarıdaki kahramanların birisinin ağzından dinliyoruz. Uzun diyaloglardan ziyade kahramanların gözlemleri ile sayfalar oluşuyor. Sıkça şiirler okuyoruz bu bölümlerde. Edebiyat profesörü İskender Pala, önceki iki romanında olduğu gibi edebiyattan vazgeçmeden bir romanı daha sürüklüyor.

Pala’nın bir önceki romanı “Katre-i Matem” deki roman kurgusunu bulamasam da yazarın keyifle ve kısa zamanda okuduğum bir başka kitabı oldu. Tarihi roman okumanın özlemini de bir miktar gidermiş oldum.

Benzer Yazılar :    

OD İskender Pala     Nar Ağacı      Prag Mezarlığı