Nargile


Öncelikle güzel bir mekan olmalı. Mümkünse sedir koltuklar ve çayını koyabileceğin küçükce bir sehpa.

Elmalı olmalı nargile. Olmadı kavunlu. Çok nadiren ve mekanın denenmişliği var ise damla sakızlı. Sipariş verdikten sonra fazla beklememelisin, hemen gelmeli. Eğer ki uzun zaman alıyor hazırlanması, o zaman anlamalısın ki mekan nargilede acemi. Sen ise nadiren talepkar olan bir müşteri.

Ateşi de aynı hızla ulaşmalı. Alüminyum folyonun üzerine, mangalda korlaştırılmış meşe kömürleri birer birer dizilmeli. Ve sen ne zaman ateşin yenilenmesine ihtiyaç duysan, ateşçi anında gelmeli.

İlk nefes sert olmalı biraz. Tesirini hissettirmeli. Dumanın tadı olmalı.  

Şişeden gelen fokurtu muhakkak duyulmalı. Mekanın dış sesi nargile fokurtusunu örtmemeli.

İlk nefes, ilk fokurtu ve çaydan alınan ilk yudum. İlk dakikada yaşayacağın bu anlar ne kadar keyifli ise önündeki yaklaşık iki saat de bir o kadar keyifli geçecektir. Bu bilinmeli.

Nargile dumanının birkaç nefes sonra yoğunlaşmasını hissetmelisin. Öyle ki, verdiğin nefeste karşındaki kişiyi o dumanın ardından ancak görebilmelisin.

Damağının kuruduğunu hissetmeye başladığın an, taze demlenmiş çay yeni bardağında gelmeli. Ve her bir nefesini takiben nargilenin, yudumu ile keyfe artı katmalı.

Tabi ki bütün bu keyfin sonucu olan muabbet hiç eksik olmamalı masada.

Nargile görüntüsüne, küçük sehpada duran yudumlanmış çay eşlik etmeli. Ortamı güzel kokusu ile boğan dumana ise her nefeste duyduğun fokurtu sesi…

Muhabbet muhabbete karışmalı.

***

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.

3 thoughts on “Nargile

  1. Hmmm.. Kültürpark’ta bahsettiğin şekilde “muhabbetin muhabbete karıştığı” çok güzel bir akşam hatırlıyorum.
    Hatta tam tarihini de vereyim 20 mayıs 2009 ‘du! Bakalım nasıl tam tarih verebildiğimi bulabilecek misin? :)

    Bu arada nargile içmenin bu kadar incelikli bir iş olduğunu bilmezdim, karşıdan çok daha basit görünüyor :)

  2. yakmamalı…muhabettele beslemeli..:)
    Mekan tanıdık olmalı… tabiki de muhabette kalbe tahtatur eden kelamlar da edilmeli…vesselam…

    AA

  3. Bay Yazarı ilk defa 2006 yılında, Pirinç Han da, Dan Brown okurken ( kitabın ismini hatırlayamadım ), elmalı dumanların arasında görmüştüm. Bu da öyle hoş bir anı işte !

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s