Sinema


Zirvede bir sinema keyfini, uzun zamandır beklediğimiz bir filmin vizyona girdiği ilk Cuma akşamında  yaşıyoruz. Haftanın iş günleri bitmiş ve güzel bir haftasonuna başlangıç Cuma akşamı sinemada izlenen bir film ile gerçekleşecektir. Bunun bilinci ile biletleri almak ayrı bir keyif oluyor.

Ne zaman ki sonbahar geliyor, sinema keyfinin özlemi de yavaş yavaş içimize dolmaya başlıyor. Kış mevsiminde sinema sanki anayurduna dönüyor ve özlemini duyduğumuz bir aktiviteyi bize tekrardan sunuyor.

Filmin yabancı olması öncelikli seçimimiz. Yerli filmi seçmek haftasonunu riske atmak gibi bir şey. Önceleri oyuncuların kredileri ile film seçer ve sevdiğimiz oyuncuların daveti ile filme giderdik. Uzunca bir dönemdir önceliğimiz yönetmenler oldu. Artık örnekle Clint Eastwood’un veya Cristopher Nolan’ın yönetmenliğindeki filmlere, kimlerin oynadığına bakmadan gidiyoruz.

İzleyeceğimiz film, sinemanın en büyük salonunda olur ise vereceği sinerji ile daha da bir keyif katacak olsa da artık yabancı filmleri bu salonlarda izlemek neredeyse imkansız. Nadiren de olsa denk düşüyoruz.

Film başındaki fragmanlar gelecekte gidilecek filmler listemize ilk girdileri oluşturuyor. Loş ışıklandırma altında film parçalarını izliyor ve “muhakkak gidelim” diyeceğimiz filmleri belirliyoruz. Tabi ki her film öncesinden listemize bir seçenek çıkmıyor.

Sonrasında son kalan ışıklar da kapanıyor ve loş ortam karanlığa dönüyor; anlıyoruz ki film başlıyor.

Sessizlik. Ve zaman zaman fısıltılar. “10 dakika ara” ya kadar.

Önceleri mısır sadece kokusunu içimize çektiğimiz bir mecburiyetti bizim için. Almazdık. Yemezdik. Kısa bir süre önce mısır da bir sinema keyfine döndü.

Keyfe artı katan mısırı, “on dakika ara”da almaya başladık. Ama kesinlikle filmin başında değil. Filmin ilk yarısındaki önemli anları dile getirip,sonrasında olacaklara tahminler üretirken geçirdiğimiz sıra sonunda küçük boy mısır ile iki kolayı büfeden ister olduk.

Bizim için filmlerin en keyiflisi, büyük bir merakla son sahnesinin gelmesini bekleten ama o süreçte verdiği heyecan ile de “hiç sonu gelmesin”i dileten  filmdir. Ve o şaşırtıcı son, keyfin zirve yaptığı an.

Sinema salonundan eve dönene kadar geçen mesafede muhakkak filmi konuşur oluyoruz; ama olumlu ama olumsuz yorumlar ile. Film haftasonu sabahında da konuşuluyor ise o zaman bizde olumlu bir iz bırakmış demektir. IMDB (The Internet Movie Database) sitesinde bizden ya “8” ya da “9” ve çok çok nadiren “10” puanı almış oluyor.

Reklamlar

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s