On Yılın Filmleri -The Prestige (2006)


IMDB : 8.4

Yön : Christopher Nolan

Baştan sona her saniyesi büyük bir dikkat, büyük bir merak ve büyük bir heyecan ile izlenen “Prestij”. Gizemli bir dış mekanda yüzlerce şapka görüntüsünün arkasına yerleştirilmiş “dikkatli bakıyor musunuz?” cümlesinden oluşturulan bir ilk sahne.  Sonrasında arkada konuşan bir ses, her sihirbazlık gösterisinin üç bölümden oluşması gerektiğini söylerken, görüntüler ile bir gösterinin içerisinde buluyorsunuz kendinizi.

İlk bölüm “vaat”. Sıradan bir şey gösterilir. Olağan bir şey.

İkinci bölüm “dönüştürme”. Olağan bir şeyi olağan üstü bir şeye dönüştürmek. Nefesleri kesmek. Akılda soru bırakmak.

Ama bitmez diyor arkadaki ses. Yok etmek önemli değildir,geri getirmek gerekir. İşte o da üçüncü bölümdür : “prestij”.

Ve görüntüler bir mahkeme salonuna dönüşüyor. Cinayet ile yargılanan bir sanık. Ses devam ediyor. “Dikkatli bakıyor musunuz? Hayır. Çünkü sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz”.

Film beş dakika içerisinde izleyenleri kendisine çekiyor. Mahkeme salonu merak uyandırıyor. Neden sorusunu soruyor ve cevabını bulmak için dikkatli bakmanız gerektiğini anlıyorsunuz.

Merak ile dolu şölen farklı zamanlardaki kesitler ile devam ediyor. Her sahnedeki zamanı kestirebilmek için bir müddet beklemeniz gerekiyor.

Nefes dahi almadan, iki sihirbazın rekabetini izliyorsunuz. Birbirlerinin sırrını çalmak için, büyük bir hırs ve o hırsla oluşturulmuş entrikalar filmi sarıyor. Son ana kadar, son saniyeye kadar heyecanı kaybetmeden; dikkatli bakmak için izliyorsunuz.

Ve filmin en güzel tarafı : Sonuna geldiğinde dikkatli izlemediğinizi anlıyorsunuz.

Reklamlar

3 thoughts on “On Yılın Filmleri -The Prestige (2006)

  1. Muhteşem bir film. Benim listemde de bir film sonra sıra ona geliyor. Güzel bir tesadüf olmuş :)

    Sık sık aynı sene çekilen “The Illusionist” ile karşılaştırılsa da bence “The Prestige” kıyaslanmak bir kenara, en az 2 gömlek daha iyi film ondan.

    Hee bir de Christopher Nolan kadar az ama öz film çeken bir yönetmen daha yoktur herhalde. Senaryolarını da kendisi yazıyor, hepsi o kadar derin ki her senaryosundan en az 2 sezonluk dizi çekse şimdiğ boy boy Lost’larımız, Heroes’larımız olurdu.

  2. Evet Hakan, üç kez seyrettiğim ve seyretmeyen herkes ile tekrardan seyretmeyi isteyeceğim bir film.
    Senin listende 38. sırada demek ki; sıralama yapmadım ama bende daha yukarılarda diyebilirim :)

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s