Bir Yatılı Okul Yazısı


Kırıkkale Fen  Lisesi’ne ilk başladığımız gün, önümüzdeki üç yılın hayatımızın büyük bir dönüm noktası olacağını ve bu okuldan mezun olduktan sonra böyle bir yazı yazacağım aklıma gelmiş miydi, hiç hatırlamıyorum. Fakat bildiğim bir şey varsa ben ve çoğu arkadaşımın, yatılı geçen ilk aylarda “neden geldik ki bu okula!” pişmanlığı ve şaşkınlığıyla birbirimizde destek aramasıydı.

Aynı şehrin içerisinde, geceleri ışıklarını gördüğümüz evlerimizden sadece dakikalarca uzak bir binada yatılı kalıyorduk.

Sabah kalktıktan  yarım saat sonra etütte buluyorduk kendimizi. Aynen yatmadan yarım saat öncesinde olduğu gibi. Öyle bir monotonluk sarmıştı ki hayatımızı, artık haftalar bizim için üç gün gibi geçiyordu: Cumartesi, Pazar ve bunlardan biraz uzunca olan hafta içi.

Her cuma evci çıkarken, sanki dönmeyecekmiş gibi okulda kalan arkadaşlarla vedalaşıyor, pencereden sallanan ellere aynı şekilde cevap veriyorduk. Fakat ne yazık ki bu heyecanı, pazar akşamları evimizin penceresinden sallanan ellere karşı gösteremiyorduk.

Çocuk olduğumuzu çok sonradan anladığımız, o yatılı günlerde en güzel anılarımızı bırakacağımız aslında hatıraları yaşarken aklımızdaydı.

“Arkadaşlar…” diyorduk birbirimize “… bu günleri arayacağız!’.

Ve yanılmadığımızı mezun olduğumuz yılı takip eden ilk yılda anladık.

Üç yılı aynı binada geçiren bir çoğumuz başka şehirlerde, başka okullarda, başka binalarda geçiriyorduk gecelerimizi. Artık sabah etütlerimiz yoktu, ama “koğuş kalk” diyecek bir hocamız da.

Hayat yavaş yavaş bizi  bize bırakıyordu.

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.

 

 

8 thoughts on “Bir Yatılı Okul Yazısı

  1. uyku vaktinde yatın gari diyen veysel ile geceleri gizli gizli ders çalışıpta kendini ders çalışmıyormuş gibi gösteren çörtüklerde yoktu artık…)

  2. pazar akşamı can sıkıntısıyla evden dönmüş halde nevresimlerimizi geçiriyorken biri gelip de bundan 15 yıl sonra yıl sonra Ağırman eski günleri yadedecek, sen de onun bu yazısını bir mart gecesi hindistanda bir otel lobisinde okuyuyup “hey gidi günler” diyeceksin deseydi pek inandırıcı gelmezdi sanırım…

    evet, hayat hepmizi farklı yönlere savurdu, ama bir parçamız sanki hep KFL’de kaldı….

  3. aynen öyle Adem, sabah etüdüne kaldırmak için ranzalara vurulan çubuklar da yoktu, içindeki topuzu her üç sallamada bir kez ses çıkaran demir ziller de :)
    Haklısın, kim inanırdı ki Coşkun! hatta bu inanılmayacak şey akla bile gelmezdi :)

  4. Doğrusunu söylemek gerekirse, bana katmış olduğu onca şeye rağmen KFL günlerini hiç mi hiç aramadım. KFL de geçirdiğim üç sene, üniversite, iş hayatı, sosyal hayat, aile ve evlilik ilişkilerimde neleri yapmamam gerektiğini gayet güzel anlattı bana. Ama yine de çok memnunum fen lisesi öğrencisi olduğum için. Anlatacak bir sürü lise anım olurdu belki bu okulu sevseydim. Ama ben kendimi hiç o okula ait hissetmedim.

  5. :) Amma velakin, biz zaten o zilin demirini ortadan kaldirinca, sabah o sinir sese uyanma derdinden kurtulmustuk, yanlis hatirlamiyorsam 2. sinifta… :)

    Bakalim “beynelminel nakliyat” fikri ne zaman hayata gececek? :)

    Son olarak, su bizim “kokulu yumurtalar”dan epeyce bir malzeme cikabilir Agirman’cim sana, yazilarin icin. Sende yoksa ben bulup gondereyim sana… :)

  6. eda merhaba, güzellikleri kadar sıkıntıları da çoktu. benim de her haftasonu heyecanla eve gitmeme sebep bu idi. hatta senin söylediklerini aynen dile getirenleri de duydum. yine de bende güzel kaldı. paylaşımın için teşekkürler. selamlar.

  7. ……boşlukla başladım farkındaysan ;çünkü hayat hepimizi bi boşluğa sürükledi bence bukadar özlediğin ve yıllar sonra yad ettiğin okulun taşı toprağı değil içindekilerdi herhalde…içindekilerin nekadarına sahip çıkabildin;çıkabildik!kimin kimden haberi olucaktı bu sanal alem olmasaydı..oysa herkes bir telefon kadar uzak bir meraba kadar yakınken…ne gerek kalırdı bu yazılara!

  8. Ne kadar ilginç değil mi? :) Hepimiz aynı binadan aynı sıralardan geçip farklı yollara farklı hayatlara yöneliyoruz. Herkesin ordan geçerken aldıkları da farklı tabi. Şahsen bana KFL’den hep güzel anılar kaldı. En güzeli de o anıları beraber yaşamadığımız ama farklı zamanlarda aynı anıları yaşadığımızı daha tanıştığımız an anladığımız eşimi bulmam. Hem de bu okuldan ayrıldıktan yıllar sonra :)))

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s