Kocayayla’dan Baraklı Göleti’ne


Deniz seviyesinden 1215m yükseklikte, Kocayayla’da otobüsten iniyor ve bizi uzun bir yürüyüşe çıkaracak ilk adımı atmak için hazırlanıyoruz. Ben, 93 kişilik ekibin eş durumundan tanıdık gönüllü bir katılanıyım.

Kocayayla Osman Gazi’nin otağını kurduğu bir mekan. Bursa’nın fethi öncesi hazırlıklar ve bir rivayete göre de Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünü bu yaylada yapılmış.


     

Biz mayıs ayını yaşıyor olsak ve koca yayla yeşile bürünmüş zemini ile bize mekan olsa da Uludağ kar altında önümüzdeki manzara oluyor.

Yavaş yavaş ormana doğru yürüyor ve bizi bekleyen bilinmeze meraklı adımlar atıyoruz. Kısa bir müddet sonra da etrafımız sadece uzun boylu ağaçlar ile kaplanıyor. Bazen zorlu tepeleri çıkıyor, yerde bulduğumuz sağlam ağaç dallarını kendimize destek yapıyor -profesyonel yürüyüşçülerin demir çubukları vardı-  ve o zorlu tepeleri kolaylaştıran adımları o dallardan aldığımız destek ile atıyoruz.

 

Bazen tepeden aşağı doğru iniyor ve yaşadığımız yorgunluğu yürürken de atabiliyor olmanın keyfini çıkarıyoruz. İlk zamanlarda her yokuş inişin bir rahatlık verdiğini düşünsem de sonradan anlıyorum ki indiğimiz her yokuştan sonrası tekrar çıkmamız gereken bir tepe oluyor.

İlk bahar güneşinin erittiği kar suları küçük çaylara dönüyor ve yürüyüş yolumuzda karşımıza çıkan en sevimli engeller oluyor. Kimisini yüksek taşlar ile oluşturulmuş taşlar ile aşıyoruz kimisini de özellikle kurulmuş ağaç köprüler ile…

Şiddetle akan sular her taşa vurduğunda küçük şelaleler oluşturuyor ve o küçük yükseltilerden her düşüşünde doğanın en güzel sesini oluşturuyor.

Orman yürüyüşü sona erdiğinde geniş alanlar ile yayla evleri bizi karşılıyor. Çayırlar ismini bilmediğimiz çiçekler ile yeşile başka bir renk katarken, ağaçta açan çiçekler Uludağ’ın kar manzarasına aldırmadan bahara koşuyor.

“Kar ve bahar” diyorum.

Sonrasında bir patika yol bizi alıyor ve zannediyoruz ki “tamam”. Ama yaklaşık 2,5 kilometre boyunca yükseliyor, yükseliyor, yükseliyoruz. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Yolun sonunda gördüğümüz her bir dönemeç, bir umut oluyor; “bu son olmalı”. Her dönemeç sonrası başka bir dönemece kadar yükseliyoruz.

Nihayet bir tepeden “Baraklı Göleti”ni görüyor ve çölde suyu bulmuş bir yolcu mutluluğu ile hızlanan adımlar atıyoruz.

Göl, 1265m yükseklikte bize “hoşgeldiniz” diyor.

Sekiz kilometre yürüyüş sonrası bulmak isteyeceğimiz yegane şey “hoş” oluyor.

Reklamlar

4 thoughts on “Kocayayla’dan Baraklı Göleti’ne

  1. gittiginiz yerleri çok güzel tasvir etmişsiniz sanki oraları yaşadım.umarım o güzellikleri bizlerde görebiliriz.teşekkür ederiz:))

  2. biz teşekkür ederiz :) buarada gölde yaktığımız kocaman bir ateş ile piknik yaptık, 2 saat kadar sürdü. Ardından gölün etrafından dolaşarak başka bir yoldan otobüslerimize binmek üzere bi 2 km daha yürüdük. Gezi sonrası toplamda 10,5 km yürümüş olduğumuzu söyledi rehberimiz :)))

  3. gerçekten çok güzel anlatmışsınız. toprağın kokusunu, akan suların sesini hissedebiliyoruz…

    • şeydacım çok sağol :) siz bursaya geldiğinizde buraları gezdiremedik tabi, karda kışta sınırlı bir gezinti oldu, inşallah kızınız da biraz kuşlanınca yine gelirsiniz bir bahar veya yaz haftasonunda, beraber bursanın yeşilini doğasını keşfederiz :))) gülin

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s