Kelimeler Yazıya Dönüştü


Yaşam onun için mühendislik hesabı yapılmış; enerji kaynağı, harekete başlayacağı ve hareketin biteceği zamanı belli bir mekanizmalar topluluğuydu.

Nefes almak kadar mekanik, mutlu olmak kadar duygusal kaynaklar ile beslenen sistem, daha önce yazılmış kurallarına uygun bir şekilde işleyişine devam ediyordu.

Dünyadan beklentisi, bazen bir sufinin saflığı ile karşılıksız iken kimi zaman da her verdiğinden bir çıkar umacak kadar açgözlüydü.

Ötekiler ne hisseder, nasıl davranır umrunda değil; tamamen kendi hissettiği ile kendi davranışlarını belirlerdi.

Aslında bütün tavırları ve bu tavırlara sebep olan bütün hissiyatı, kendi iç dünyasından kendine verdiği bir görevdi.

Bütün yaşantısını da bu görevler ile şekillendiriyordu.

Bazen hiç olmayacak bir anda olmadık bir şey düşünür ve göreve duyduğu saygı ile yerine getirmek zorunda hissederdi. Sonucundan memnun kalmaz ise de “zamanlama  hatası” olarak değerlendirir ve çabucak unuturdu.

Yine böyle bir anda, hata olduğunu düşünürken o anın, hayatının anlamını ve çizgisini değiştirecek aşka tutulmuştu.

Aşkına zenginlik katacak duyguların üretim yeri kalbinin en derin noktalarıydı.

O noktaların her birisi uyum içerisinde çalışıyor ve heyecanlara heyecan katacak günleri çoğaltıyordu.

Dinginlik iç dünyasında saklıydı. Müziklerin her biri, hatta “metal” olanı dahi onun dinginliği ile yoğruluyordu.

İtirafını edemediği duygularını notalar ile ifade ediyor ve müziği aşkına karşı kullandığı dil şekline büründürüyordu.

Notalar müziğe dönüşürken hayatının en anlamlı tasarımını oluşturuyor ve diğeri için karşı konulmaz bir hediyeye dönüşüyordu.

Durmak nedir bilmedi. İstemedi.

Ona doğru yürüyüşü, sonunda çıkmaz bir sokağa da çıksa vazgeçmeyi hiç düşünmedi.

Kimi zaman öfke duydu onun duyarsız davranışlarına. Ama aşktandır dedi, büyütmedi.

Bazen bütün duygular bir araya geliyor ve kitle halinde iç dünyasında yoğunlaşıyorlardı.

Böyle anlarda tek istediği şey, mucizevi bir iksir bulup onu rahatsız eden bütün duygulardan kurtulmak ve sadece hoşuna gidenler ile birlikte kalmak idi.

Böylece modern zamanların bütün karmaşasından kurtulacak ve kendi ile başbaşa kalacaktı.

Ölümden bile, sadece ve sadece, yalnızlığını alacak diye korkuyordu.

***

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.

Reklamlar

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s