Düşüncenin Bitmeyen Evrimi


İnsan düşüncesi, bir gün bir yerlerde vazifesini tamamlayacak ve son noktayı koyacak mı? Sanırım yaşam devam ettiği müddetçe bu sorunun cevabı “evet” olamayacak.

İlkel zamanlar ile bugünleri kıyaslamaya bile gerek yok. Kendi ömrümüz içerisindeki değişik dönemleri mercek altına almak bile ‘düşünce’ nin bizlere neleri kazandırdığını görmemize yetiyor.

Bazen elektriğin doğmadığı günleri düşünürüm. Veyahut var olan elektriğin ülkemize gelmediği günleri. Yani I. kuşak dedelerimizin bizlere anlattığı devirler.

Teknolojinin hücresi olma özelliğini kazanmış elektrik, son dönem buluşlarının neredeyse tamamının besin kaynağı. İşte bu kaynağın olmadığı o günlerde akşamlar nasıl geçerdi acaba? Güneşin batmasıyla karanlığa gömülen dünyayı, mum ışığı ile aydın kılmak ne kadar mümkündü? Ama mümkündü.

Alışılmışlığın verdiği rehavetle önemini pek kavrayamadığımız bugünün buluşlarının, o günlerde olmadığını hatırlamak insanı nasıl bir duyguya sevk ediyor?

Perdeleri çekiyorsunuz ama elektrik anahtarına basamıyorsunuz.

Kumanda edeceğiniz ve sizlere sizlerin olmadığı nice dünyaları getirecek bir televizyonunuz yok. Ve daha niceleri.

Bugün düşününce, eski zamanların yaşanılmayacak kadar zor olduğuna karar veriyor insan. Ama aslında öyle mi? Biz var olan bir şeyin elimizden alınmasının zorluğunu hissediyoruz. Fakat eskiler bilmedikleri bir kavramın ihtiyacını tabii ki hissetmiyorlardı.

Artık günlük kıyafetlerimden birisi olarak gördüğüm cep telefonumun çok yakın bir geçmişte olmadığını hayal dahi edemiyorum. Oysa bir zamanlar yoktu ve ben bugünkü gibi devam ediyordum hayata.

Tahmin ediyorum ki yarınlarda bir gün , herhangi bir kişi de böyle bir yazı yazacak ve ismini bilemediğim bir makinanın olmadığı günlerden bahsedecek. Yani bugünlerden.

Belki doğal bir psikoloji ile sahip olduğumuz varlıkların değerini kaybettiğimiz zaman anlıyoruz. Bu nedenle geçmiş hayatlar yaşanılması zor geliyor. Tam aksine , gelecek tamamen kazanacaklarımız ile dolu.

Canlıların evrimi değil ama düşüncenin evrimi kesinlikle yaşıyor.

***

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir. İlk olarak mutasyon nette yayınlanmıştır.

5 thoughts on “Düşüncenin Bitmeyen Evrimi

  1. Merhaba Alper,
    düşününce insanı çıldırtacak, şuan hayalini bile kuramadığımız nice hayaller, icatlar gerçekleştirilmeyi bekliyor aslında. Annem radyoda arkası yarın dinlerken anlatılanları görebildiği bir makina hayalinden bahseder. Elektrik keşfinden önce de vardı. düşünsene daha neler var kim bilir. Ben de bir yazımda bahsetmiştim, graham bell’ in telefonla konuştuğunu hayal ettiğinden. İnsanoğlunun yapacakları hayalleri ile sınırlı aslında. Ve bu muhteşem bir duygu :)

    • Merhaba Eda,
      herşey hayalle başlıyor. Hayalin ötesine geçen birşey yok. Ama bazen en büyük icatları yapanların bile hayalleri yetersiz kalabiliyor, başka bir hayalpereste ihtiyaç duyuyorlar.
      “Kim bir bilgisayarı evine almak ister ki!” cümlesi sanırım IBM deki etkin bir isim tarafından söylenmişti. Ama Steve Jobs, Apple ile bütün olmazları ‘oldu’ya çevirdi. Bakalım daha neler olacak.
      Graham Bell yazını okuyabileceğimiz bir yer var mıdır? :)

    • Sevgili Baran, bir yaz akşamı içtiğim nargilenin verdiği keyifle geldi bu yazı (aslında eski bir yazım. biraz güncelledim). takıldığım yerde seni de görmek isterim :))

  2. Sevgili Alper,
    Sen ne içiyosan aynısından ben de alıyım. Belki bende de bir takım düşünceler vuku bulur..
    İlham perisi bu..kime geleceği belli olmaz :)))

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s