Müzesine Saklanmış Dostoyevski


Dostoyevski ile ilk olarak lise yıllarımda “Suç ve Ceza”yı okuyarak tanışmıştım. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları’ndan çıkan pembe kapaklı, üç cilti bir romandı. Romanın kahramanı Raskolnikov’un dünyasını okurken zorlansam da bitirmeyi başarmıştım.

Rus Edebiyatı’nın büyük romancısı Dostoyevski, St. Petersburg’a 16 yaşındayken askeri üniversitede okumak için geliyor. Siyasi sebeplerden dolayı tutuklanıyor. Bir müddet Petropavlosk adasındaki hapishanede tutuklu kalıyor. Karanlık, duvar sıvaları dökülmüş bir odada, demir yatak üzerinde…

   

İdama mahkum ediliyor fakat kurşuna dizileceği günde cezası mahkumiyete dönüştürülüyor ve dört yılını geçireceği Sibirya’ya gönderiliyor. Burada geçirdiği yılları “Ölü Evinden Anılar” ile kitaplaştırıyor ve ismini ilk kez duyuruyor.

Şehre ithafen yazdığı “Beyaz Geceler” romanı, belki de yazarın en rahat okunup bitirilebilecek kitabı. Bu kitabı St. Petersburg’ta okuduktan sonra Dostoyevski’nin müzesini ziyaret için yola koyuluyorum.

Karlı bir kış gününde, elimdeki haritaya harfiyyen uyarak adrese ulaşıyorum. Müze girişindeki Dostoyevski’nin heykeli, karlı havaya aldırmadan etrafı seyrediyor.

Girişte bir kulaklık ve kaset alıyorum. İngilizce talimatlara uyarak müze odasında geziye başlıyorum. İlk dikkatimi çeken, Sibirya’daki tutuklu yıllarında ayağına geçirilen pranganın bir benzerinin duvara sabitlenmiş hali idi. Onun değildi ama oradandı.

Her köşede bir romanı sahneleniyor. Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler… Her dile çevrilmiş romanlarından birer adet müzeye konulmuş. Türkçe’ye düşen örnek, Can Yayınları’ndan Budala.

Çalışma masasında sanki son romanını yazarken bırakmışcasına dolma kalemi ve notları duruyor. İnce belli bardakta çay, son yudumunu ondan hatıra saklamış.

Masada, üzerine Rusça bir not düşülmüş sigaralığı duruyor. Kulaklığımdaki ses, “Sevgili babacığım. Seni seviyorum. Luba” yazdığını söylüyor. Kızından bir hatıra.

Artık en değerlilerinden olan bir antika saat onun ölüm anına durdurulmuş.

Klasiklerin zirve ismi Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 28 Ocak 1881 tarihinde, gezmiş olduğum bu evde hayata gözlerini yumuyor.

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s