Assos’un Tarihten Kalanı


Oldukça dik yokuşlar ile tarihi kente ulaşmaya çalışıyoruz. Taştan yollar, vazgeçilmez. Sağımız solumuz hediyelik eşya satan dükkanlar ile dolu. En ilginci yaşını tahmin etmekte zorlandığım dedenin dükkanı. Dede, Assos kadar olmasa da eski. Tarihi bir görünüm ile dükkanına müşteri bekliyor.

Şehrin geçmişi M.Ö 10. yüzyıla kadar uzanıyor. En tepede Athena adına inşa edilmiş tapınak (M.Ö 540-525), bugüne kalan sütunları ile Ege Denizi’ni seyrediyor. Manzara mükemmel. Tam karşıda Midilli Adası ve sol tarafta Ayvalık adaları.

Tapınak, Assos’un marka olmuş taşı “Andezit” ile oluşturulmuş.

Bugüne kadar kalan sütunlar az olsa da hayallerimize yardımcı olacak maket tapınak kenarında ziyaretçilere sunuluyor. 

Akropol’ün (yüksek şehir) çıkışında Osmanlı döneminde inşa edilmiş Murat Hüdavendigar Camii yer alıyor. Giriş kapısı bir kiliseden alınmış ve caminin inşasında kullanılmış. Haç figürünün iki kolu silinmiş fakat orjinal yazı bırakılmış.

Nekropol (mezarlık), Gymanisium (okul) ve Agora’yı (pazar yeri / meydan) gezmek için ikinci bir girişe yöneliyoruz. Terkedilmiş nizamiyesinden paslı turnikeleri geçiyor ve mezarlık ile şehre giriyoruz. Her iki tarafımız da antik çağlardan kalma mezarlar ile dolu. Kimisi kare kutular ve işlemeli yazılar/şekiller ile oluşmuş kimisi de sade küpler ile. Her uygulama mezarın tarihi ve sahibinin var olan gücü hakkında bir ipucu oluyor.

Gymansium, Aristoteles’in felsefe okulunu burada açmış olması açısından önemli bir yer. Felsefenin önde gelen isminin bir dönem Assos’ta yaşamış olmasını bilmek gezintiye başka bir heyecan katıyor. Bu tarihi bilginin etkisi ile –muhtemelen- günümüzde de Assos’ta “felsefe günleri” düzenlendiğini öğreniyoruz.

Agora eski zamanın alışveriş, dinlenme, toplanma mekanı. Bir bakıma şehrin sosyal merkezi. Sütunlar ve çatılar ile oluşturulmuş gölge mekanlar ve gerisinde dükkanlar. Tabii bu yazılanları bu kadar net göremiyor sadece hayal ediyoruz.

Antik Tiyatro, Ege Denizi’ni izliyor. Herhangi bir oyun olmasa da oturup denizi seyretmek bile eski zamanların güzel bir alışkanlığı olsa gerek. Belki. Kimbilir.

***

 

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s