Torino Otomobil Müzesi ve Enzo


“Devrim Arabaları” filmini sinema salonunda keyifle izlemiştik. Mühendisi ve işçisiyle, o özverili grubun çalışmalarını, biraz da mesleki bir yakınlıkla izlemiş ve sonucunda varılan hayal kırıklığına hüzün ile ortak olmuştum.

Tarihi dönüm noktası. Sonuç başarısız değildi belki ama -tabir-i caiz ise- cümle içerisinde unutulmuş olan virgül politik aktörlerin sayfayı yakmasına sebep olmuştu.

Sonrasında “Anadol” seri üretimi yapılan ilk Türk markası olmuştu. 1966 yılından 1986 yılına kadar yaklaşık 65.000 adet üretilmiş ve o da yerini “yabancı” yerlilere bırakmıştı.

Yirmibirinci yüzyıldan on yılı tamamladık. Devrim denemesinden bu yana elli, Anadol’dan bu yana yirmibeş yıl geçti ve nihayet ciddi ciddi kendi otomobilimizi -tekrardan- tartışıyoruz. Sonu nasıl bitecek göreceğiz. Üstelik biz bunu içeriden göreceğiz.

Bizim “kendi” konumuzu tartışmaya başladığımız yıldan yüzyıl kadar önce İtalya onca İtalyan marka araba ile geleceğini yazıyordu. Bugün çoğu kalmamış olsa da geriye kalanlar FIAT (Fabbrica Italiana Automobili Torino) grubu altında kendi isimleri ile yaşamaya devam ediyorlar. Otomobili lokomotifi (!) yapmış sanayi şehri Torino, onu anlattığı  müzesi ile de tarihini ziyaretçileri ile paylaşıyor. Müzede yaklaşık 80 farklı dünya markasından 160 farklı model sergileniyor.

Tek beygirli yıllardan başlıyor sunum. At ile sürülen arabaların, önce buhar gücü ile sonra da içten yanmalı motor ile buluştuğunda dönüşüm başlıyor. Bugün klasikler olarak andığımız dönemler ve sonrasında aerodinamiğin keşfi ile başlayan stil dönüşümleri… Lüks kavramı spor otomobiller ile anlam buluyor. Teknoloji en ileri seviyeye ulaştığında çevreye de duyarlı olması gerektiğini anlıyor ve çevreci araçlar ile gelişim devam ediyor.

Keyif veren müzenin web adresini de paylaşıyorum : http://www.museoauto.it/website/ .

Enzo’nun Hikayesi

Enzo, araba yarışlarını izlemeyi hobi edindiğinde henüz 10 yaşındadır. Sene 1908. Günümüzün ehliyet alma yaşı olan yirmilerine geldiğinde ise Torino’da bir araba fabrikasına test sürücüsü olarak giriyor. Kısa zaman sonra Milano’da küçük bir otomobil firması olan CMN‘de yarış otomobili sürücülüğüne geçerek pistlere adımını atıyor. 

Ve sonra aynı görev için Alfa Romeo‘ya…

Kariyeri güzel ilerliyor ve onu Alfa Romeo’da yarış bölümünün müdürlüğüne kadar yükseltiyor. 41 yaşına geldiğinde artık kendi işini yapmasının vakti geliyor ve ulusal havacılık kurumuna hizmet veren bağımsız şirketini kuruyor.

Kurduğu bu şirket II. Dünya Savaşı‘nda yıkılıyor fakat iki yıllık bir aradan sonra 1946 yılında otomobil tasarlamak ve üretmek için yeniden inşa ediliyor. Doğduğu şehirde, Modena’da.

Enzo, ilk olarak yarış pistlerinde tanıtacağı otomobiline soyismini veriyor. Ferrari.

Ve logosu, şaha kalkmış at.

Aslında bu logoyu ilk olarak İtalya’nın I. Dünya Savaşı kahramanlarından savaş pilotu Francesco Barraca uçağının gövdesine boyuyor.

Barraca, uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybediyor. Aristokrat ailesi, Enzo Ferrari‘nin bir yarışından sonra oğluna ait olan şaha kalkmış atı şans getirmesi için arabasına koymasını istiyor. Ve şaha kalkmış at Ferrari oluyor.

Nerede kalmıştık?

***
Reklamlar

2 thoughts on “Torino Otomobil Müzesi ve Enzo

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s