Kış Güneşi Yaz Pusu


Bu bana özel bir yazı olacak. Ve yazıldığı an bana özel kalmayacak. Ekranda her bir harf yan yana gelirken, yazıların arkasında hüzünlü tonu ile Adele çalıyor. Ve yalnızlık yanı başımda kendine yer bulmuş benimle birlikte aynı notaları dinliyor.

“Via” ile başlayan sokakların birisinde, bir yol kenarında, bir apart odasında, bir masa başında, bir başıma…

Giden ve gelen yolu birbirinden ayıran yayaya ait olanda, ağaçlar arasında, henüz on’larında birkaç çocuk güneşin az biraz etkin olduğu bu hafta sonu gününde üzerlerindeki montları hafifletmiş hızlı adımlar ile yürürlerken, ters istikamette ise yaşlıca bir amca ve daha yavaş adımlarla… penceremden izliyorum onları ve yok oluyorlar.

Mevsim kış. Az önce dışarıdaydım, bulutlarından arınmış gökyüzü altında benim olmayan dillerde söylenen şarkıların eşliğinde, sürücü koltuğunda alışveriş merkezinden dönerken yolun bittiği ve hatta evlerin bittiği ve öylece şehrin bittiği noktada ufka dizilmiş sert bakışlı dağları görmüştüm. Omuzlarında beyaz örtü, yan yana dizilmiş ve tüm şehri uzaktan bir hattan izleyen Alpleri…

Şehir boş, alışveriş merkezi kalabalık. Güvenlik kontrolünden geçmeden giriyorum içeriye. Yok çünkü. Bu gereksiz uygulamanın yokluğu, bir kaçak hissi veriyor ilk anda. Sonra aynı hava. Hep bildiğim veya sadece burada bildiğim mağazalar ile ama nedense sessiz köpekleri ile.. köpek giremez demiyor kayan kapılar, köpek havlamaz da… gizli bir anlaşma olsa gerek havlamıyor onlar da.

Adele çalıyor. Halen çalıyor. Ve ben orada kalabilirim, gözlerim kapalı. Burada olduğunu hissedebilirim, sonsuza kadar. Sen ve ben, birlikte. Hiçbir şey daha güzel olamaz.

Çay içebileceğim bir yer arıyorum ve bir önceki seferde denediğim mekanı buluyorum. Çok özel bir şeymiş gibi büyükçe bir kutudan hangisini seçmek isteyeceğimi soruyor garson kız. Oysa ben mecburiyetten, çaya dönüşen o sallantı şeyden almak istiyorum. Earl Grey, uygun.

Odamın penceresinden güneşe bakabiliyorum artık. Uzak dağların tam tepesinde, bugüne nokta koymak üzere. Ama biliyorum gördüğüm o yakınlık karları eritmeyecek.

Yaz pusu içerisinde doğmuş ve büyümüştük.

Bu bana özel bir yazı olacak. Ve yazıldığı an bana özel kalmayacak, eğer ki bu cümleye kadar okuduysanız.

Torino, Ocak-2012

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s