İsimsiz Şahsın Eveti


Şimdi yanımda oturuyor ama daha üç ay öncesinde onu tanımıyordum. Nasıl olabilir bu? Şu an etrafımızı çevirmiş olan onca insanın yarısı bana bakıyorsa, diğer yarısının gözleri de onun üzerinde.

Aslında ben de ona bakmak istiyorum. Onu ilk görüşüm, sadece ve sadece üç ay öncesine rastlıyor. Ben de henüz o simaya doyamadım.

Üç gün görmesem suratını unutabilirim. Hayalimden kaçıp gidebilir. Üç ay yetmiyor gözümün önünde kolayca belirmeye.

İyi de ona bu kadar az bakmışken henüz, nasıl şu an bu masada yan yana oturuyor olabilirim?

Acele bir karar mı bu?

Yeterince düşünebildik mi ikimiz de?

Ama ne olursa olsun, bu detayı düşünecek zaman değil şu içinde bulunduğum an. Dönüşü yok artık.

Bana bakıyor, gülümsüyor.

Ne de içten gülüyor.

Öyle ya, belki de sırf bu sebepten buradayım. İşte bu güzel gülüşün etkisi ile bu masadayım.

Doğru, evet evet, doğru bir karar vermiştim. Nasıl da içimi eritti bu gülüşü. Bu içtenliği bir ömür boyu görmeyi neden istemeyeyim ki?

Mikrofon bana uzatılıyor.

Kalbim pır pır, “gülüşüne” diyorum. İçimden.

Ama bütün kalabalık bunu “evet” diye duyuyor.

Evet.

***

Önemli: Anonim değildir. keyfimizvebiz blog sahibi tarafından kaleme alınmıştır ve tüm hakları blog sahibine aittir. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s