Sisle Gelen Yolcu – J.C.Grange


Jean-Cristophe Grange, Doğan Kitap, 2012

Herkese hitap eder mi bilemem ama Grange kitaplarını plajda okumak beni daha keyifli kılıyor.

Ondan okuduğum ilk kitabın (Şeytan Yemini) şezlongta başlayan macerası da olabilir buna sebep. İşte yine Sisle Gelen Yolcu‘nun ilk sayfalarını Akdeniz sahilinde çevirmek keyfime keyif katıyor.

Örgü halindeki olaylar yine Grange tadında romana yansımış.

Her romanında yaptığı gibi başlangıç noktasından alıyor okuyucusunu ve başka olayların, başka dünyaların içerisine atıyor. Ve en sonunda ne yapıyor ediyor, neredeyse unuttuğumuz ama orada oluşturduğu soru yüzünden de bir türlü uzaklaşamadığımız o başlangıca geri getiriyor.

Onun romanlarında hiç bir şey alakasız değil, bunu artık anladım.(Ahmet Ümit’ten okuduğum iki romanda ise muhakkak alakasız!)

Fransız tarihinden ufak bir anektod var ise romanda bir şekilde esas olay ile bağlanıyor. Onun kahramanları geçmişleri ile yer alıyorlar. Özenle kurgulanıyor ve olması gerektiği yerde anlatılıyor o geçmişler.

*

Psikiyatrist Mathias Freire, günün birinde hafızasını yitirmiş bir hastası ile ilgilenmek zorunda kalıyor. Sisle gelen yolcunun hastaneye ulaştırıldığı gün işlenen evsiz cinayeti ile ilgili midir bu hafıza kaybı?

Komiser Anais Chatelet de aynı soruya cevap arıyor. Her klişe polisiyede olduğu gibi bütün meslektaşlarının öngördüğünün aksine bir yargı ile kendi sorgulamasına devam ediyor.

İki kahraman ile katili ararken bir yandan da Freire‘nin kimlik sorunu ile karşılaşıyoruz ve onun özünü arayışını da aynı paralellik ile okuyoruz. Bir ara birden fazla roman okuduğumu hisseder oluyorum. Romanın kahramanları değişiyor!

Sorular düğümü oluşturuyor. Cevaplar örgü oluyor. Ve her cevap başka bir soruya dönüşüyor. Başka düğümler, başka örgüler…

*

Bir pazar ekinde ortaya atılan “sıradan bir cinayet göremeyecek miyiz romanlarınızda?” sorusuna cevaben diyor ki Grange :

“Kitaplarımdaki gizli amaç, olayı geciktirmek. Terör havasını okuyucuya iyi hissettirmek için katil, en başından itibaren korkunç olmalı. Polisiye-gerilimde abartmak teknik bir kuraldır. Sizden öncekilerden daha ileriye gitmelisiniz. Yoksa okuyucu korkmayacaktır. Bugün, herkes sinema ve televizyonla kendinden geçmiş durumda. Şiddete alışık. Onları uyanık tutmak gerekiyor.

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s