Roman: Gölgesizler


Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş, İletişim Yayınları  

Balkon isimli öyküsü ile tanıdığım Hasan Ali Toptaş‘ın Gölgesizler romanını aldım elime. Balkon’da ruha dokunan, estetik bir anlatım vardı. Şiirsel metinler ön plandaydı. “Bense büyümelerinden korkarak gözlerimi kapatmıştım. Büyürlerse onlarla birlikte ben de büyüyecektim sanki.”

Gölgesizler’de okuduğum Toptaş ise Balkon’daki şiirselliğin aksine postmodern bir anlatımı ön plana çıkarmıştı. Olay akışını takip etmesi zor, sebep sonuç ilişkisi aksamış ve içiçe girmiş anlatılar…

İki anlatıcısı ve iki mekanı var romanın. İlkinde mekan bir berber dükkanı ve orada yaşananları anlatan, tıraş olmak için o dükkana uğramış bir yazar. İkincisinde ise mekan bir köy ve olayların anlatıcısı kimliği meçhul üçüncü şahıs.

Romanın ana olayları köyde gerçekleşiyor. Birileri kayboluyor köyde; Cıngıl Nuri, Güvercin, Muhtar, Cennet’in Oğlu… Ve köydeki karakterler (kaybolan ya da olmayan) bir şekilde berber dükkanında ortaya çıkıyor. Aynen berber dükkanında kaybolduktan sonra köyde ortaya çıkan berber ve çırağı gibi.

Anlatımlar iç içe geçiyor. Bir nevi paralel evren kavramı Gölgesizler‘in kurgusunda yer ediyor. Zincirleme bir anlatım ile iki anlatı mekanı ortak karakterleri vasıtasıyla birbiriyle alakadar oluyor.

Gölgesizler, kurgu itibariyle postmodern bir anlatıda olsa da köyde yaşanan masalımsı (inanması zor ama bunlar oldu!) olaylar ile Yüzyıllık Yalnızlık ile tanıştığım büyülü gerçekçilikten de örnekler sunuyordu.

Büyükşehirlerde artık nadiren görsek de küçük şehirlerin en tanınmış karakterleri olurdu “deliler”. Ne kadar gerçek olduğunu bilmesek de onların bu hale gelmesinin anlatılan bir sebebi muhakkak vardı. Gölgesizler’de Cennet’in oğlunu okurken hayatımın küçük şehirlerinde bıraktığım delileri aklıma geldi. Onlar da bu kayboluşlar ile mi delirmişti acaba?

“Belki ben, kayıp bir kentten getirilen o caddedeki berber dükkanında, büyük bir anımsayışın parçalarına tanık olmuştum yalnızca; çırağın hareketlerini izler, berberle konuşur, yüzü sabunlu adamın düşünü tartışır ya da aynanın üstündeki güvercin resmine bakarken hiç farkında olmadan o parçaların arasında dolanıp durmuştum.”

Henüz izlemedim, Gölgesizler’in filmi de çekilmiş. Belki bir fırsatta…

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s