Askılı Tulum Pantolon


Bundan iki Ramazan önceydi. 2010 yılının sıcak Ağustos akşamında, iftar yemeğinden hemen sonra gelmişti telefon. Annem arıyordu. Eşim cevaplamıştı ve onun solgun bakışları arasında bana uzanan telefonu almıştım. “amcan…” demişti, devamını getiremeden.

O kısa aralıkta geçmek bilmeyen zaman… Telefonu onun elinden alışım, solgun bakışları fark eden ben ve “amcan…” ile başlayıp sonlanamayan cümle… o kısacık an upuzun bir bekleyişe dönmüştü.

Cümle annemin sesi ile tamamlandı, “Kerim amcanı kaybettik.”

*

Hayatınızda bazı insanlar vardır. En yakınınızdakiler. Onları bu hayatta ilk ne zaman gördüğünüzü bilemezsiniz.

İlki yoktur. Hep vardırlar. Anne, baba, ağabey, amca, teyze, babaanne, büyükbaba, anneanne…

İlk gördüğünüz anı bilemediğiniz bir insanın ansızın gidişi…

Babamın bir küçüğüydü. Ona benzemeyen bir simada; bol saçlı ve sarışındı. Bıyıklarını çok uzun yıllar önce kesmişti, eski fotoğrafları hep o bıyıklı hali iledir.        

O hem bıyıklı, hem de biraz kilolu iken; Cengiz Kurtoğlu, Kibariye ve Seda Sayan’ın şarkılarını kasetlerden dinler iken onun yanına bir yaz tatili ziyaretine gitmiştim. İlkokul dördü bitirmiş ve evimizden ilk defa bu kadar uzaklaşmıştım.

Unutmuyorum, tam yirmi dokuz gün Polatlı’nın yirmi kilometre kadar dışında (Keskin’deki evimize muhtemelen yüz altmış kilometre kadar uzakta),  MKE lojmanlarındaki evlerinde kalmıştım.

Ankara’dan ülkenin batısına giden yol, evlerinin balkonundan görünürdü. Ve o yol uzar uzar ve bir tepenin başlangıcı ile yok olurdu. Sonrası benim için muamma, gizem ve heyecan demekti.

Özellikle benim için değildi belki, kendisi de çok severdi, bir teneke dolusu gofret vardı mutfakta. O gofretleri yiyerek yolu izlerdim balkondan. Merak ederdim o yolun sonrasını. Dünya büyüktü ve o yolun sonrası benim için büyülü bir bilinmezdi (Bugün o yolun uğradığı uzak bir şehirde geçiriyorum yaşantımı).

Orada geçirdiğim yazın ilk günlerini lojmanın sosyal ortamından kopuk, evin içerisinde veya balkona saklı yaşardım. “Git” derdi amcam “arkadaş bul” kendine. Önce direndim ama sonra gittim. Arkadaş buldum, çokça buldum. Eve girmez olmuştum.

Kibariye “Sıra Sıra Dağlar”ı söylüyordu.  

Amcamın bana hediye olarak aldığı askılı tulum pantolondan ya önce ya sonra. Hafızam bulanıyor, tam hatırlayamıyorum. Tam olarak ne zaman almıştı o kıyafetleri bana? Bahçıvan kıyafeti, mavi tulum pantolon. Sürprizdi.

Zaten sürpriz bir şeyler alıp bizi sevindirmeyi severdi. Fenerbahçe’yi de severdi. Futbolu da. FIFA 97’yi de… Bilgisayarın A S D tuşlarını o alır, bana veya kardeşime fareyi kullanmak düşerdi. Ya da biz çekiliriz o bilgisayar ile oynardı. O babamın bir küçüğü amcamdı ama bazen bizden de küçük duygularla hareket ederdi. O halini severdik.

*

İşte 2010 Ramazan’ında sadece onun olmadığı akşamlarda tüm aile birlikteydik. O yoktu ama bu birlikteliğe sebep olmuştu. İftarlar hazırlanıyor, birlikte yeniyor ve sonrasında büyükbabamın evinin bahçesinde çaylar içiliyordu.

Bazen (sanki) gerçek sebep unutuluyor da sıradan işler anlatılıyor ve bazen ve ansızın sessizlik çöküyordu. Uzun bir sessizlik… O sessizlik anlarında bu birlikteliğin gerçek sebebi akla geliveriyordu.

Serinlik ancak akşam çöküyor, ziyaretçiler geliyordu. Taziye ziyaretleri. Ve çok gariptir ki (sanki) o da her an gelecekmiş hissiyatıyla bekliyorduk. (Sanki) kapıdan girecek ve orada, kendi yerinde oturan her kim ise “kalk kalk kalk…” deyip koltuğa yerleşecek…

İnanması güç olan gerçekler ‘sanki’lerle dolu sis bulutunun arkasında kayboluyordu..

Bekledim, ama gelmedi.

Çünkü onu toprağın en derinine yerleştirmiştik. Kırıkkale’yi yüksekten gören ve müthiş manzarası olan bir tepenin derin boşluğuna.

İlk toprak atıldığı an garip bir rahatlama hissetmiştim. Güvensiz bir dünyadan alıp Allah’ın güvenli toprağına yerleştirmiş gibi…

Muhakkak ki dönüşümüz O’na olacaktı ve gerçek bu ya her canlı bir gün ölümü tadacaktı.

***

2 thoughts on “Askılı Tulum Pantolon

  1. “Güvensiz bir dünyadan alıp Allah’ın güvenli toprağına yerleştirmiş gibi..” Muhteşem bir yazıya muhteşem bir son olmuş… Allah rahmet eylesin.

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s