Cehennem’in En Karanlık Yeri


Cehennem Dan Brown

Dan Brown, Cehennem ile Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar romanlarının tadını yakalayan bir hikaye yaratmış. Yazarın sanata, tarihe, simgelere olan merakı Cehennem ile üst seviyede yeniden ortaya çıkmış.

Boarding vakti geliyor. Ağır adımlarla sıraya doğru ilerliyorum, biletimi Türk Hava Yolları’nın görevlisine uzatıyorum. Elektronik okuyucuda barkodu okutuyor ve üzerinde 20C yazan kısa kısmı uzunundan kopararak bana uzatıyor.

Uçağın dar koridorunda, üst rafa eşyalarını koymak isteyenlerin engellemeleri ile yavaş yavaş ilerliyorum. Yerime ulaştığımda sırt çantamdan yaklaşık üç buçuk saat sürecek yolculuğumda bana eşlik edecek olan Dan Brown’ın Cehennem romanını çıkarıyorum.

Tüm yolcular tamam. Kemerim bağlı. Cehennem’in ilk sayfasını çeviriyorum.

“Cehennemin en karanlık yeri buhran zamanında tarafsız kalanlara ayrılmıştır”.

Uçağımız İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan, İtalya’nın Torino şehrine doğru havalanıyor. Yükselmesini tamamladığında Robert Langdon İtalya’nın Floransa şehrinde gözlerini açıyor.

Floransa

Profesör, neden Floransa’da olduğunu, baş ucunda duran doktorların kimliğini, başında hissettiği ağrının sebebini bilmiyor. Çok vakit de geçmiyor, siyahlar içerisinde bir kadın Profesörü öldürmek üzere hastane odasına giriyor. Nitekim doktorlardan birisini de öldürüyor. Langdon’un hayatını kurtaran diğer bayan doktor Sienna Brooks oluyor ve onunla beraber hastane odasından kaçıyor.

Cehennem, bu aksiyon dolu sahneler ve ortaya çıkan sorular ile başlıyor. Merak öyle kısa zamanda büyüyor ki romandan kopmak mümkün olmuyor. Son dönem gerilim yazarlarının modası roman kahramanına geçici hafıza kaybı yaşatmak olsa gerek. Sultan’ı Öldürmek’te Ahmet Ümit’in bize yaşattığını Cehennem ile kalitesi daha üst seviyelerde bir kez daha yaşıyoruz.

Langdon hatırlamıyor. Onun zihninde oluşan sorular okuyucuyu da hapsediyor ve böylece kahraman ile birlikte sorulara cevap aramaya başlıyor.

La Mappa Del Inferno

Cehennem bir gerilim romanı. Çünkü işin özünde cevaplanması gerekli olan ve okuyucuyu tam anlamıyla merak içerisinde bırakan derin sorular var.

Cehennem bir seyahat romanı. Çünkü mekanlar -Floransa, Venedik, İstanbul- bir seyahat dergisinin detayları ile anlatılıyor. Bu şehirler ve mekanlar anlatılırken okuyucunun gözünün önüne gelmemesi ve o turistik yerlerde geziyor hissiyatı yaşamaması mümkün değil (Ve hatta, romanın ilk sayfasında anlatılan mekanı okurken gözümde canlanan adres tam olarak kitabın sonunda karşıma çıkıyor).

Dante Maskesi

Cehennem bir tarih ve sanat romanı. Çünkü mekanların eski sahipleri -Ahmet Ümit romanlarındaki kadar tarih kitabına çevrilecek seviyede olmasa da- tarihi önemleri ile bu romanda var. Floransa’nın tabloları var. Medici ailesi var. Vecchio Sarayı var. Porta Romana var. Dante var. Dante’nin Cehennem’i var. Ayasofya var.

Romanın bir yerinde öyle güzel bir yanılsama oluşturulmuş ki gerçek ortaya çıktığında buna inanmak için tekrar geriye dönüp yanılgının başladığı sayfaları okumak gerekiyor.

İhanet Noktası ve Kayıp Sembol ile Dan Brown adına yaşanan irtifa kaybı, Cehennem ile bir hayli geri kazanılmış.

Dan Brown

***

2 thoughts on “Cehennem’in En Karanlık Yeri

  1. Hafiza kaybinda Ahmet Ümit benim de aklima gelmisti :) cok guzel bir anlatim anafikri aciklamayan ama merak uyandiran. Tebrikler…

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s