12 Yıllık Esaret


12 Yıllık Esaret

12 Years A Slave

Yön: Steve McQuinn

IMDB: 8,5 (45b oy)

Bir film ‘yaşanmış gerçek bir olaydan uyarlanmıştır’ diye başlıyor ise izleyende trajedik bir etki bırakmayı hedeflediğini düşünürüm. 

1840’lı yılların ABD’sinde, bir köle grubunun, kahyasından talimat alırkenki görüntüleri ile başlıyor film. Sonra o köleler arasında olan başrol oyuncumuzu birkaç sahnede daha köleler arasındaki mazlum durumu ile görüyoruz. Hemen sonrasında ise aynı kişiyi eğlenceli bir ortamda, papyonlu kıyafeti ile keman çalarken izliyoruz. Eşi ve çocukları da ona eşilik ediyor.

Gerçek bir olaydan uyarlanmış dedikten sonra, sonrasından bir sahne verip (köle durumu), öncesine dönüldüğünde (keman çalan özgür insan) merak izleyiciye fazlasıyla bulaşmış oluyor ve beş dakika içerisinde kendimizi filmin içerisinde buluyoruz.

Ne oldu da herşey değişti?

Solomon Northup (köle iken Platt) rolü ile izlediğim Chiwetel Ejiofor‘u daha önce bir filmden hatırlamıyorum. Ya hiç izlemedim ya da bende bir tesir bırakmamış. Vasatın çok üzerinde bir oyunculuk sergilemese de renginin de etkisiyle rolünün hakkını veriyor. “Ben hayatta kalmak değil yaşamak istiyorum” repliği aklımda kalanlardan oluyor.

12 Yıllık Esaret 02

Uzun bir süre, aslında orada olmaması gereken adamın dramını, onun yaşadıklarından etkilenmiş bir şekilde izliyorum.

Ta ki ‘aslında ben bunu izlemiştim’ diyene kadar…

Bir anda, ’12 Yıllık Esaret’in kurgu ve bıraktığı etki ile ‘Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption)’ ile çok benzer olduğunu hissediyorum. 

Olmaması gereken yerde olan insan, orada olanlardan daha yetenekli olup olduğu yerin patronuna güven veren insan, verdiği bu güven nedeniyle sürpriz düşmanlar edinen insan, yıkılmayan insan, güçlü insan…

Esaretin Bedeli kadar muhteşem bir sonla sonuçlanmasa da giriş/gelişme/sonuç olarak çok benzer iki film olduğunu hissettiriyor bana. Bir roman uyarlaması olduğu için onun kopyası diyemem tabi ki ama yönetmen Steve McQueen‘nin ondan etkilenmiş olduğunu düşünmüyor değilim.

’12 Yıllık Esaret’ te başarılı bir yönetmen ve ona eşlik eden görüntü yönetmeni var. Sahibesine hizmet etmek için onun isteği ile kasabada bir dükkana gidip emanetleri bir mektup ile teslim alıp getiren köle;tekrar eden bu olay seyirciye mesajı direkt değil fakat çok etkileyici bir süreci ekrana yansıtarak veriyor. Mesaj hiç dile gelmiyor.

’12 Yıllık Esaret’, Altın Küre’de En İyi Dram ödülünü aldı. Oscar’da da En İyi Film adayları arasında. Diğer adayları henüz izlemediğim için şansı konusunda bir fikir belirtemiyorum.

12 Yıllık Esaret 01

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s