Dünya Ağrısı – Ayfer Tunç


dünyaağrısı

Bir süredir rüyasında hep Cumhur’u görüyor. Dinozor kılığına girmiş, korkutucu, akıl almaz ölçüde çirkin. Yani otuz küsur yıl önce nasıldıysa öyle.

Uzun yıllardır böyle etkileyici bir roman okuduğumu hatırlamıyorum. Mürşid’in dünya ağrısı tam anlamıyla okuyucu olarak benim ağrım oluyor. Geliyor tam da içime yerleşiyor. Onunla birlikte kaçmak isteyip de kaçamadığı taşra otelinin lobisine hapsoluyorum. Sonra Madenci geliyor yanıma ve geçmişine gizlediği ve ne olduğunu bir türlü bilemediğim ama bir şekilde Mürşid ile birlikte yaşadıklarımızın benzeri olduğunu düşündüğüm acılarının esiri oluyorum.

Öyle karakterler yaratılmış, atmosfer öyle güzel oluşturulmuş, olaylar öyle güzel kurgulanmış…

Verdiği röportajda Ayfer Tunç, dünya ağrısının aslında weltschmerz olduğunu söylüyor. Kitabında da bir noktada buna değiniyor. Şahsen ben, weltschmerz’i daha önce hiç duymamıştım. Felsefeye biraz daha ilgi göstermem gerek sanırım. Yine de bizdeki karşılığı diyor, daha çok melâl. Bir anlamda sebepsiz keder.

İlk otuz sayfa bittiğinde tam anlamıyla romanın içerisindeydim. Ve o otuz sayfayı tekrar okumak istedim. Böylesi daha önce olmamıştı.

Ama dikkat; Dünya Ağrısı bitti içimde bir ağrı bitti.

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s