Kırmızı Saçlı Kadın


image

Kafamda Bir Tuhaflık romanını bitirdikten sonra verdiği bir röportajda Pamuk, bir sonraki romanının kısa olacağını söylüyordu. Kırmızı Saçlı Kadın, bir yıl içinde yazılmış ve yayınlanmış o kısa roman.

Romanın bütününe aynı hissiyatla bakamadım. İlk bölüm, kuyucu çırağı Cem’in Öngören’deki (İstanbul’da böyle bir semt var mı bulamadım, aklıma Güngören’i getirdi, o kadar) bir aylık macerasını anlatıyor. Tabi Romanın özü zaten bu bir ay. Cem kitaplara meraklı, daha önce bir kitabevinde satıcılık yapmış hatta edebiyatı öyle seviyor ki ‘Aslında yazar olmak istiyordum’ cümlesi ile başlıyor roman.

Babası 12 Eylül’ün solcularından. Bir var bir yok. Yokluğunun nedenleri belli değil, belki siyasi bir mahkumiyet belki de başka bir kadın. Sebebi her ne ise annesini üzdüğü ve kızdırdığı kesin.

Roman daha önce duymadığım iki efsane üzerine kurgulanıyor. Birisi Batı’dan oğulun babayı öldürmesi (Oidipus), diğeri Doğu’dan babanın oğulu öldürmesi (Rüstem ve Sührab) efsanelerinin romanda ortaya çıkmış hali Kırmızı Saçlı Kadın. Hangisinin Cem’de ortaya çıkacağı roman boyunca sorgulanıyor. Sorgulayan hem okuyucu hem de Cem’in kendisi.

İlk bölümün dili, acemi bir günlük yazarının güncesi gibi. Belki böyle hissetmeme sebep çok fazla peş peşe eylemlerin anlatılıyor olmasıydı. Romanı kısa tutmak istemesinin bir yan etkisi de olabilir bu durum.

İkinci bölümde yazının rengi biraz değişiyor. Sonlara doğru yaşanan polisiye roman tadı da heyecanı bir hayli artırıyor. Katilin muhakkak olay yerine dönmesi, oğulun babayı öldürmesi, babanın oğulu öldürmesi, babanın bilmeden oğlu tarafından öldürülmesi…

Üçüncü bölümde anlatıcı da değişiyor. Bir başka göz bir başka tarz ile ortaya çıkıyor. Artık anlatan Kırmızı Saçlı Kadın ve ilk iki bölümde yaşananları özet bir biçimde onun ağzından dinliyoruz.

Kırmızı Saçlı Kadın, benim için Kafamda Bir Tuhaflık ile aynı zamanlarda İstanbul’un bir başka köşesinde yaşanan başka bir olay. İstanbul’un değişimini benzer bir şekilde anlatıyor Pamuk yine. Şehrin bıraktığı hatıralar onun için önemli. Onların kaybı da yine hüzün verici. Bir kuyu, sadece kalan…

***

Yorum Yazmak İster misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s