Özgen Bahçe’de Keyifli Anlar

Foto_Özgen01

Yıllanmış ağaçların yaprakları altında, şehrin merkezinde ama onun yorgunluğundan uzakta bir bahçe.

Dinginliğini onu yaşayanlara sunan cömertliği ile bu şehre geldiğim günden bu yana hiç vazgeçemediğim uğrak noktam Özgen Bahçe.

Soğuk bir mart akşamında tanışmıştım. Yeni yeni alışkanlığım olan nargileyi içeceğim bir mekan ararken, “nargile burada içilir” önerisi ile dostun, onun kapısını çalmışım. Soğuktu ama yine de dışarıda oturmuş ve titreyen ellerimizle marpucumuzu tutar olmuştuk.

Bir nargilenin ateşi bir de sohbetin güzeli ısıtıyordu bizi.

Kışları ayrı bir güzel… güzeldi.

Biz yazlarını anlatalım. Merkezinde bir süs havuzu sıcak Bursa yazlarına hafiften bir serinlik katar. O havuzun başında oturmak, tabi ki güzel ama bizim favori mekanımız bahçenin yeşil sınırlarının hemen kenarındaki sedir koltuklar.

Oraya oturmalıyız, kısa bacaklı sehpamızda durmalı çaylar ve nargile hemen yanı başımızda fokurdamalı.

Şöyle diyeyim; nargilesi en iyilerdendir ama ya çayı kötü olsaydı Özgen Bahçe’nin! Çekilmezdi o keyif.

 

Çay da en iyilerden. Bir zamanlar enstantaneye güzellik katsın diye semaver alırdık sonra vazgeçtik. Bardakta çay dolu tepsiler gelsin ki ansızın, keyfe güzellik katsın.

Yoğun yapraklı ağaçların dallarında kuşlar olur yazları. Bahçeyi aydınlatan beyaz ışıklar, müdavimlerin direkt gözüne değil, gizlenmiş bir şekilde ağaçlara doğru yönelir. Ferahlık verir bu durum. Akşam ezanından sonraki o ilk karanlıkta yanarlar ve gündüzün geceye dönüşüne ayrı bir güzellik katarlar.

Sedir koltuklar ardı ardına dizilidir ve her koltukta ayrı bir muhabbet döner. Her sehpa yanında da ayrı bir nargile. 

Sedirler sohbete düşkün müdavimler, masalar ise o sohbeti oyun ile sürdürmek isteyenler ile şenlenmişken oyun parkına yakın olan mekanlar çocuklu ailelerin tercihidir.

Bazen sadece “ceviz” dediğini anladığım bir seslenişle elinde kavanoz cevizci abi dolanır bahçe içerisinde:  “tazcevizz”… Kimi zaman “bay balon” her gün giydiği kıyafeti ve safiyane bakışlarının arkasına gizlediği müthiş hafızası ile sakız satmak için masalardadır.  

Müzik gelir hoparlörden ve hiç bir zaman rahatsız etmemiştir. Varlığı çoğu zaman farkedilmez ama onu duyduğunda nedense hep çalan en sevdiğin şarkıdır. Yabancı müziktir. Dili yabancı, hissettirdiği tanıdık.

Çay tepside gelir. Kan kırmızı bardaklar onu talep eden masalara bırakılır. Bizim masamıza ise o istek dile gelmeden koyulur. Veyahut akşamın sıcağına set vuracak soğuk limonatalar…

Nargile kokusu tüm bahçeye yayılır. Maşanın metal sesidir gelen, nargile ateşinden hemen önce…

Mutluluk andır ya hani, o mutlu anın küçük bir parçası Özgen Bahçe.  

Şehrin merkezinde, Kültür Park’ın içinde bir dinlenme noktası. Dinginliğe uzanış mekanı. Ve orada kayboluşun adı. 

***

Safranbolu’da keyifli bir akşam

Bir yıl sonra yeniden Safranbolu‘dayız. Planlı bir ziyaret değil aslında, geçerken uğradım kıvamında olacakken uğramışken kalayım moduna geçti.

Gecesinde misafir olacağımız Hatice Hanım Konağı‘nın tavsiyesi ile Safranbolu akşamında Arasta Kahvesi‘ne gidiyoruz. 

Her daim referansım TDK sözlüğü ‘arasta’ kelimesi için diyor ki: “çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.”

Kahvehanesi ile bize evsahipliği yapan bu çarşı 1661 yılından kalma ‘yemeniciler arastası’. Buradaki yemeni de bizim bildiğimizin aksine bir çeşit ayakkabı.

 

Zemini taşlar ile döşenmiş daracık iki sokağı birleştiren köşede kahvemiz. XVII. yüzyıldan kalma bu mekan günümüzde Arasta Boncuk Kahvesi ismi ile işletiliyor. 

İki sokağın birleştiği köşede meydancık’a dönüşen alanda bir asma ağacı, ağacın altında kırmızıya boyalı demirden masalar ve sandalyeler, dükkanın duvarına yaslanan sedir koltuklar…

Biz oturmak için sedirleri seçiyoruz.

IMG_9878IMG_9883

 

IMG_9895

IMG_9902

IMG_9941

IMG_9944

IMG_9949

IMG_9993

Ağacın altında, büyükçe bir tencere içerisine yerleştirilmiş közler üzerinde kıvamına gelmeye çalışan kahveler mekanın özel ürünü.

Her bir kahve ona özel cezveler ile hazırlanıyor, bakır tepsilerde su, karadut şerbeti ve asma yaprakları ile servis ediliyor. Cezve de kahve sonlanana dek, o estetik sunuma masamızda eşlik ediyor.

Bu sunum ortama öyle güzellik katıyor ki kahvemiz bittikten sonra toplamak isteyen garsona “biraz daha kalabilir mi?” ricasında bulunuyorum.

Foto_Arasta_Kahvesi_01IMG_0095

IMG_9872

İlerleyen vakitte kahvehane doluyor, yer bulamayıp dönenler oluyor. Bağlama, ney, tef ile canlı müzik dinletisi başlıyor. Ekim ayı da olsa havanın hoşluğu, kahvenin lezzeti, sunumun güzelliği ve etrafa mikrofonsuz bir şekilde yayılan halk müziğinin dinlendiren sesi…

Vakit ilerliyor, yılların kahvesinde çay içmeden olmaz. Yine tepside asma yaprakları ve elmalı pasta ile ince belli bardaklarda çay servis ediliyor.  

Arasta Kahvesi‘nde geçen zaman keyfe keyif katıyor. Safranbolu’da mutlaka uğranmalı.

***

Yalova/ Limak Termal Butik Otel

Gece, 4–5° C’ de açık havuzda yüzmek

Sonbaharın kışa dayandığı ve soğuk havanın iyice kendini hissettirdiği şu günlerde dışarıda açık havuzda hem de gece soğuğunda yüzeceksin deseler hayatta inanmazdım. Ama yaşadım! :) Ben ki soğuğu hiç sevmeyen, soğuklarda özellikle dışarı asla ıslak saçla çıkmayan, mümkün olduğunca şapka-kapüşon vs kullanan ben Limak Termal Otelin açık termal havuzunun cazibesine dayanamadım.

IMG_6526

IMG_6530

IMG_6538

Tecrübe edip memnun kaldığımız otel, kafe, vs gibi çeşitli mekânları tanıtacağımız “keyifli mekanlar” başlığı altındaki yazıların ilkini aslen eşime doğum günü hediyem olan geçen haftasonu gittiğimiz Limak Termal Butik Otel’ e ayırdık.

1 2   IMG_6475    IMG_6559

Limak Yalova Termal Butik Otel

İlk misafiri Mustafa Kemal Atatürk olan tarihi otel, Limak grubu tarafından aslına uygun olarak inşa edilmiş ve Atatürk’ün Yalova’nın Termal ilçesine geldiği ilk tarih olan 19 Ağustos’ta “Limak Yalova Termal Butik Otel” adıyla misafirlerini ağırlamaya başlamış. Özel bir ekip tarafından dekore edilen otelde orijinali yaşatmak için oldukça özenilmiş. Odalarda termal suyun verildiği jakuziler de mevcut. Oda numaraları Atatürk’ün doğum tarihi olan 188l’le başlıyor 193∞’le bitiyor. Bizim odamız 1923 nolu olandı :) 4

Kapalı-açık termal havuzlar, spor merkezi, Türk hamamı, sauna, buhar banyosu ve masaj merkezi ile SPA merkezi son derece lüks. Her otelde olduğu gibi masaj hariç sınırsız kullanabiliyorsunuz bu alanları. Normalde termal otellerin sadece işlevsel olup estetikten yoksun olma durumunun aksine burada göz zevkine de oldukça hitap eden bir dekorasyon var. Yalan değil, kendinizi sarayda hissediyorsunuz. Kapalı termal havuzda istediğiniz zaman kendinizin açıp kapayabileceğiniz jakuzi ve su çeşmeleri var. Bunlar oldukça yararlı; zira kulaç kulaç yüzmenin zor olduğu bu kaynar suda en mantıklısı jakuzi özelliğini kullanarak su masajı uygulamak.

IMG_6584

Kapalı termal havuzun devamı olarak dışarıda açık bir termal havuz da bulunuyor. Kapalı havuzda sıcaklık 30 derecenin üstünde olduğu halde havanın soğukluğundan dolayı dışarıdaki havuz sıcak değil ancak ılık denebilecek derecelerde. Kafanızı ıslatmadan girdiğiniz sürece sorun teşkil etmeden açık havuz deneyimi yaşamak da mümkün. Havuz üstünde oluşan su buharı, gecenin karanlığı ve havuzun ışıklandırması ile birleşince büyülü bir ortam yaratıyor ki insanın üşüse de havuzdan çıkası gelmiyor.  

Sadece sağlık için değil keyifli bir otel kaçamağı için de çok uygun bir mekân olan Limak Termal Butik Otel’den memnun, sağlıklı ve dinlenmiş bir şekilde ayrılıyoruz.

Birkaç artı nokta:

  • Göz zevkine oldukça hitap eden, sınırsız bütçe ve emek verilmiş dekorasyon; mesela odadaki Swarovski taşlarla süslenmiş telefona bayıldım! parıltılı ışıltılı şeylere düşkünüm zaten, içim gitti ne yalan söyleyeyim :)
  • Mükemmel ötesi açık-kapalı termal havuzlar; kapalı termal havuzun jakuzisi, açık havuzun büyüsü :)
  • Odada ikram içme suyu (minibardaki 5 TL olunca iki şişe ikram su güzel oluyor :) )
  • Genelde beş yıldız dahi olsa otel ve restoranların sabah kahvaltısında verilen haşlanmış yumurtaların içinin gri çıkmasından nefret ederim, ama Limak’taki evde yaptığım gibi sapsarı ve hala sıcak çok lezzetli yumurtalardı, hatta dışarda yediğim en lezzetli ve istediğim gibi turuncu olandı :) takdir ettim :)

Birkaç eksi nokta:

  • Akşam otelde vakit geçirecek geniş bir lobi olmaması
  • Otel kafe-barının da 6–7 masalık küçük bir mekan olması ve kahvenin dışarıda ayrı bir bina olan restoran kısmından gelirken biraz soğumuş olması
  • Şömine olmaması

IMG_6599

http://www.limakhotels.com/thermal/

gaa