Lezzet Durağı: Uludağ Kebapçısı/ Cemal&Cemil Usta – Bursa

Bursa’nın yerlisinden bilmeyen olmaz; “en lezzetli Bursa kebabını nerede yerim?” diye kime sorsanız gösterir Uludağ Kebaçısı’ nın yolunu.  Öyle kolay kolay bulanabilecek, yol üstü olan, cafcaflı büyük ve modern görünümlü, albenisi olan bir mekan değil burası. Cazibesi sadece ama sadece lezzetinde.

5 masa içerde, 2 tanesi dışarıda ve hepsi tıklım tıklım dolu. Belki de tek olumsuz taraf dar, kalabalık ve aydınlık olmayan ortamı ama şu da var ki lezzete bir katkısı olduğu açık bu yılların yaşanmışlığını taşıyan mekanın.

Daracık dükkanın dört duvarı da farklı zamanlarda mekanı ziyaret etmiş ünlülerin fotoğrafları ile donatılmış. Hepsi de aynı fotoğraf stüdyosu tarafından basılmış, yıllar içinde değişen logosundan fotoğrafların ne kadar uzun bir zamana yayılmış olduğu anlaşılıyor.

 

O kadar kalabalığa ve harıl harıl çalışıp koşturmalarına rağmen personel çok güleryüzlü ve yardımsever. Fotoğrafımızı çekiyorlar hatta “nereye asalım?” diye espri yapıyorlar. Biz de “bize yer kalmamış” diye karşılık veriyoruz. İçlerinden birisi Pascal Nouma’nın fotoğrafını gösterip “Onunkinin yerine sizinkini asabilirm” diyor. Gülüyoruz hep beraber :)

Diğer Bursa Kebabı mekanlarından farklı olarak eritilmiş tereyağ masada servis edilmiyor, yani size sorulmadan boca ediliyor :) Benim gibi tercih etmeyenlerdenseniz sipariş verirken belirtmekte yarar var. Ama kebabın lezzeti muazzam. Daha önce hiç bu kadar lezzetlisini yememiştik. Favori mekanlarımız olmuştu ancak bu deneyim bize tercihimizi değiştirtti desek yalan olmaz. Cemal & Cemil Usta’ ların ellerine sağlık diyerek ayrılıyoruz…

Gerçek lezzette Bursa kebabı için Uludağ Kebapçısı; 1964’ten beri…   :)

http://www.uludagkebapcisi.biz/

Adres: BURSA ESKI GARAJ Uluyol Sirin Sok. No:12

gaa

Reklamlar

Lezzet Durağı: Değirmen Restoran – Kuşadası

Sadece gezip gördüğümüzü değil yeyip içtiğimizi de anlatmaya devam ediyoruz :)

Değirmen Restoran’ı ilk kez Vedat Milor’un programında görmüş ve yolumuz Kuşadası tarafına düştüğünde buraya muhakkak uğrayalım demiştik . Bu dilek ummadığımız kadar kısa sürede, bir kaç hafta içinde gerçekleşti ve aile dostu arkadaşlarımızın bize sürpriz yaparak götürdüğü Değirmen Restoran’da bulduk kendimizi. 

DSC01519 DSC01528 IMG_8225 IMG_8242  temmuz 2012 1157  temmuz 2012 1162  temmuz 2012 1170 temmuz 2012 1208   temmuz 2012 1216       temmuz 2012 1232 temmuz 2012 1234 temmuz 2012 1235 temmuz 2012 1241

Değirmen Restoran 150 dönümlük kocaman bir arazinin içinde yer alıyor. “Değirmen Çiftlik” olarak da anılan bu kompleksin içinde yok yok. Çiftlik girişinde bir zeytinyağı müzesi ile karşılaşıyorsunuz; 600 yıllık tarihi kapısı Konya’dan getirtilmiş. Ön kısımdaki bahçede traktör üstünde çiftçileri sembolize eden heykeller bulunuyor. Çiftlik içinde organik ürünler yetiştirilip satılıyor; neredeyse bir hayvanat bahçesi kadar türlü çeşitli hayvanı ve bir kaç hayvan heykelini de görmek mümkün. Burada ata binebilir, binicilik dersi de alabilirsiniz. Hatta çocuklar için kurulmuş bir Pony Klüp de var.

temmuz 2012 1212

temmuz 2012 1169

temmuz 2012 1215

temmuz 2012 1158Gölün etrafında bir tur atıp oldukça sallantılı bir asma köprüden karşıya geçip restoranın olduğu kısma doğru yol alıyorsunuz. Restoranın bahçesi inanılmaz güzel, içi ise bambaşka güzel. Yaz olduğu için oturma alanı sadece bahçe olacak şekilde organize edilmiş, ancak biz yemek sonrası binanın içine de girip bir çok antika kullanılarak yapılmış dekorasyonunu müze gibi gezdik. Normalde açık olmayan üst katı da gezmemize ve fotoğraf çekmemize izin verdiler. 

temmuz 2012 1218

temmuz 2012 1225

Lezzet konusuna gelecek olursak; gerçekten Vedat Milor’un dediği kadar şahane. Mezelerle bile doymak mümkün, hepsi son derece lezzetli bir çok zeytinyağlı ve meze çeşidi mevcut. Alkollü içecek bulunuyor. Ana yemek menüsü standart kebap türlerine ek olarak dana ve kuzu etinden tandır, tavuk ve balık çeşitleri, sakadat çeşitleri (kaburga, ciğer vs) hatta bıldırcın ile zenginleştirilmiş. Seçtiğimiz menüleri birbirimizinkinden de tadarak, parmaklarımızla beraber yedik desem yalan olmaz :) Yaşanan keyfi en güzel fotoğraflar anlatır…

temmuz 2012 1220

temmuz 2012 1227

temmuz 2012 1219

temmuz 2012 1222

IMG_8244

Yolunuz Kuşadası tarafına düşerse muhakkak uğramanızı tavsiye ederim. Afiyet olsun :)

http://www.degirmenltd.com/

Değirmen Restaurant: Davutlar Yolu 4. Km Kuşadası -Aydın

Tel : 0 256 681 21 48 – 0 256 681 21 50  

gaa

Lezzet Durağı: Dababa Pizza

Açıldığı ilk zamanlardan beri bildiğimiz, çok sevdiğimiz ve canımız pizza çektikçe gittiğimiz bir mekan: Dababa. “keyfimizvebiz“de paylaşmak bugüne kısmetmiş.

İtalyan mutfağını, hele hele pizzayı çok seviyoruz. Ne de olsa Türk mutfağının hamurişleri grubuna en yakın lezzetler bunlar. Özellikle yurtdışında İtalyan lokantaları pizza ve makarna alternatifleri ile ilk tercihimiz olmuştur hep. Yurdumuzda ise Amerikan tarzı fast food karakterli pizzadan pek hoşlaşmamakla beraber damak tadımıza hitap edecek pizzayı bulamamıştık Dababa açılana kadar.Dababa 002

İlk gidişimizde “işte aradığımız pizza budur” dedik ve müdavimi olduk. Domates, patlican veya mozarellalı bruschetta’ları; çeşit çeşit pizzaları -özellikle sevdiğimiz 4 peynir, dababa özel ve pianura- makarnaları, salataları vekendilerine has çeşitleri olan içecekleri ile muazzam bir İtalyan mutfağı menüsü sunuyor Dababa.Dababa 005

Dababa 006Dababa” kelimesinin ne anlama geldiğini merak ediyorsanız uğrayıp menünün arkasındaki hikayesini okumalısınız :)

Afiyet olsun!..  :) Dababa 010 Dababa 011 Dababa 012 Dababa 015 Dababa 016 Dababa 017 Dababa 018 Dababa 019 Dababa 020 Dababa 022

http://www.dababa.com.tr/

gaa

Lezzet Durağı: Taşmahal Restoran

Çok sevdiğimiz arkadaşlarımız bizi Bursa’da bir yere yemeğe götürmek niyetinde idiler uzun zamandır ve nihayetinde bu zamana kadar kesinlikle bilmediğimiz bir yere götürdüler. Bilmemiz imkansızdı zira ne birinden duymuştuk ne de Trilye sahilinin bu kadar dip köşeye uzandığının farkındaydık. 

IMG_8645

IMG_8648

Mekân Taşmahal Restoran. Trilye sahilinin en en en sonunda dip köşede sadece bilenlerin gittiği, bir gidenin hep gittiği dingin, sakin, huzurlu ve kaliteli bir balık lokantası. 

IMG_8665IMG_8680 IMG_8684 IMG_8685IMG_8686Mezeleri çok lezzetli, bildiğimiz zeytinyağlı ve Girit mezeleri yanında soğuk balık mezeleri de var. 

IMG_8638

Balık olarak biz Sinarit’i tercih ettik. IMG_8687 IMG_8689 IMG_8692IMG_8695Hemen denizin kenarında da balık yenir en güzel. Hele masada sevdiğiniz dostlarınızla bir arada iseniz ne mutlu :) Çetin ailesi, onların dünyalar tatlısı (maaşallah) boncuk gözlü Sümer’i ve biz muhteşem bir akşam geçirdik.

IMG_8694

Herkese tavsiye ederiz :)

Taşmahal – Yat limanı sonu/ Trilye Bursa

Rezervasyon için: 0 224- 563 21 60

IMG_8707

gaa

Lezzet Durağı: Bademiçi Gurme Restoran

“Artık farklı bir şey olsa…” diyenler için yeni bir lezzet durağı: Bademiçi Gurme Restoran.

Bademli’ de bir markete giriyoruz; Şaypa Gurme market. Bursa’nın yerel market zinciri Şaypa’ nın şarküteri, cafe ve restoran tarzındaki yeni mağaza konsepti. “Şaypa Gurme” de çeşit çeşit her damak zevkine hitap eden tam da gurme ürünler bulunuyor. Gurme market konsepti dâhilinde dünyanın her yerinden organik ürünler getirilmiş; mezeler, ara sıcaklar, salatalar, reçel çeşitleri, zeytin ve zeytin yağı çeşitleri, deniz ürünleri, özel kahvaltılık ürünler, unlu mamuller, et ve süt ürünleri ile organik ürünler. Mağazanın üst katında ise yöresel lezzetlerin sunulduğu, ödüllü usta Ömür Akkor’un şefliğini üstlendiği Bademiçi Restoran bulunuyor.foto badem-12

Markete girip biraz ilerleyince restorana geldiğinizi belirtiyorsunuz görevliye ve o size sağ arka tarafta takip etmeniz gereken yolu gösteriyor. Uzunca gidip en sondan bir kapıdan giriyor ve üst kata çıkıyorsunuz. Daha önce hiçbir restorana bir marketin içinden geçip girdiğimizi hatırlamıyoruz, ilginç geliyor. Yukarısı bambaşka bir yer. Dekorasyonu da muazzam, ortamın size hissettirdikleri de. Hem modern hem de otantik bir havası var.

 foto badem-11 foto badem-10     foto badem-5 foto badem-4 foto badem-3Siparişimizi verdiğimiz menüde önümüze ilk önce mezeler ve çorba geliyor. Ezogelin Çorba çeşitli Orta Doğu mezeleri ile beraber ilk midemize girenlerden oluyor. Bunları Kuru Sebze Dolması ve Humus Salatası takip ediyor. Daha önce nar ekşili salata yemiştim ama üstü nar taneleri ile süslenmiş olanını ilk defa yiyorum; nar salataya çok ama çok yakışmış.

foto badem-6

foto badem-8

Ana yemeğimiz Firikli Kaburga. Kuzunun kaburga kısmı etinden yapılıyor ve işlenmemiş buğdaydan yapılma pilav üzerinde servis ediliyor. Salatayı süslemiş ve lezzetlendirmiş olan nar taneleri bu ana yemeğin üstünde de mevcut. Alışılmadık lezzetteki bu yemeğin sunumu da alışıldık porselen tabaklarda değil ayrıca; yani ne lezzetine ne de sunumuna pek aşina değiliz ama bayılıyoruz. Zira et ağızda dağılıyor; hatta daha çatal değer değmez resmen kendini bırakıyor. Belki de yediğimiz en yumuşak ve en lezzetli et yemeği olarak damaklarımıza kazınıyor bu tat .

foto badem-7

Yemeğin sonunda gelen tatlımız Cennet Çamuru. Fıstık ile ince kıyılmış kadayıf iyice birbirine karıştırılmış ve üstüne de bir parça kaymak konulmuş. Bize Künefe’ nin ezilmiş, birbirine geçmiş hali gibi geliyor. İnanılmaz derecede kalorili bir tatlı şüphesiz, ama lezzetine dayanmak imkânsızdı, resmen silip süpürüyoruz.

foto badem-9

İçecek olarak ikram edilen Meyveli Ev Yapımı Soda içinde iri meyve parçalarının yüzdüğü cam bir sürahi ile getiriliyor. Mekânda plastik pet şişede sular bulunmuyor masalarda. Bardaklara servis edilen su da cam şişelerde getiriliyor. Daha sonra masada yazıyor olduğunu fark ettiğimiz restoran politikaları arasında pet şişe kullanmamanın da bulunduğunu görüyor ve takdir ediyoruz.

İçinde yemek derslerinin de verildiği bir stüdyo da barındırıyormuş Bademiçi Gurme Restoran. Yerel kanal için televizyon programı çekildiğini de öğreniyoruz ayrıca. Türk mutfağı için çok önemli bir şef dükkânı olma özelliği taşıyan mekânda Ömür Akkor markalı şef bıçakları, et kesim tahtaları, döküm tavalar ile şefin DVD ve kitapları da bulunuyor meraklıları için. Bu çok yönlü, çok renkli ve cidden bu sefer farklı dediğimiz Bademiçi Gurme Restoran ile tanıştıktan sonra bizim için de vazgeçilmez lezzet duraklarından birisi oluyor.

Peki, bu lezzetleri yaratan kişi ödüllü şef Ömür Akkor kimdir?

Yemek yapmayı çocuk yaşlarında babaannesinden öğrenen, 1975 Kilis doğumlu M. Ömür Akkor, yüksek öğrenimini Bursa’da tamamladıktan sonra ailesiyle Semsek adlı restoranı işletmiş. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz mutfakları üzerine uzmanlaşan ünlü şef, daha sonra üç yıl boyunca Türkiye’nin 68 ilini gezip her yörenin özel yemek tariflerini araştırmış. Bursa yemeklerinin ise hiç tanınmadığını düşünen M. Ömür Akkor, beş yıllık bir araştırmanın sonucu olarak, Gourmand World Cookbook Awards kazanan Bursa Mutfağı adlı kitabını çıkarmış. Ayrıca TV programı Yemekteyiz Şefler Yarışması’nın 1.si olmuş.

Bademli Gurme

Bademli Mah. Eski Mudanya Yolu Cad. 6. Sok. No:791–2, Bademli Bursa http://bademici.com.tr/

foto badem-2   foto badem-1

gaa

Lezzet Durağı: Darüzziyafe

II. Murat tarafından yaptırılan Muradiye Külliyesi’nin aşevi olarak kullanılan binasında faaliyet gösteren bir restoran Darüzziyafe. Tarihi dokusunu hala muhafaza eden bina ve otantik iç dekorasyonu ile bu mekânda Türk mutfağının en güzel yemeklerinden örnekler bulmak mümkün.

foto dar-11

foto dar-8

foto dar-7

Bir hayli kabarık olan menü birbirinden lezzetli Türk yemeğini barındırıyor. Çorbalar, Salatalar ve Turşular, Börekler, Zeytinyağlı Sebzeler ve Soğuk Yemekler, Yöresel Yemekler (Hoşmerim, Mıhlama, Mantarlı Kaygana vs ), Etli-Etsiz Sebze Yemekleri, Pilavlar ve Makarnalar, Et Yemekleri, Deniz Ürünleri, Av Hayvanları ve Tavuk Yemekleri, Dana ve Kuzu Etinden Yapılan Yemekler, Köfteler, Yahniler, Kebaplar, Haşlamalar, Tatlılar, Kompostolar, Şerbetler kategorileri altında onlarca çeşit yemek, tatlı ve içecek var menüde.

foto dar-3

foto dar-1 foto dar-2  foto dar-4 foto dar-5    foto dar-9    foto dar-13 

Hepsini denemiş olmam mümkün değil elbette. Benim şahsen en çok beğendiğim yemekler birer Dârüzziyafe klasikleri olan: Muradiye Çorbası, Yufkalı Dârüzziyafe Köfte ve Piliç Köroğlu. Özellikle Piliç Köroğlu yemeği köri soslu olduğu için ve burada sosun miktarını tam olması gerektiği kadar koydukları için çok lezzetli buluyorum. Başka mekânlarda denediğim zaman son derece keskin bir baharat olan körinin miktarca fazla oluşundan yemeğin bayıcı olması veya az oluşundan da bir fark yaratmaması durumlarını yaşamış olarak Darüzziyafe’de yediğimi tek geçiyorum.

foto dar-6

Tatlı olarak Fukâra Keşkülü’nü denedim. Güzel. Ama bence Darüzziyafe’nin en başarılı ürünleri hemen her restoranda kolayca denk gelemeyeceğiniz şerbet ve kompostolar. Bir mekânda yemeğin yanında şekerli gazlı içecek ve ayrandan başka alternatif olmaması alışılagelmiş durumdur. Hem son derece lezzetli hem de gayet doğal olan bu içecekleri bulmak beni mutlu ediyor açıkçası. Bal ya da Ahududu Şerbeti’ni denemenizi öneririm; bal şerbeti her zaman ilk tercihim olmuştur.

foto dar-10

Ben burayı nedense hep kışın; yani soğuk havalarda severim. İç mekânın yüksek tavanlı, tarih kokan atmosferinde, hele de şömine yanarken yemek keyfi yapmak daha güzel gelir. Bahçesinin dar oluşu ve yemeklerin yaza göre bence ağır kaçması burayı yazları tercih etmeme sebeplerim. Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları Türk Sanat Müziği ekibinin gerçekleştirdiği canlı müzik ile ortam daha bir keyfili oluyor. Musikiden hoşlananlar için bu günlerde gitmek daha tercih edilebilir bir alternatif olabilir.

foto dar-12

foto dar-14

Afiyet olsun :)

DARÜZZİYAFE BURSA II. Murat Cad. No: 36 Muradiye Cami Karşısı BURSA

Telefon: 0224- 224 64 39          http://www.daruzziyafe.com.tr/

gaa

Lezzet Durağı: Babaçınar’ da Brunch

Foto_Babaçınar_4345

Güzel ve yeşil Bursa’nın güzel ve yeşil köylerinden birinde güneşli bir bahar veya yaz pazarında brunch yapma keyfinden bahsedelim biraz da. Mekân Babaçınar Restoran. Bursa’nın Derekızık köyünde, yeşillikler arasında, kenarında Saidabad Şelalesi’nden coşup gelen suların aktığı, insana hem huzur hem de neşe veren bir lezzet durağı.

Aslen restoran olan bu mekânda her Pazar günü son derece zengin bir açık büfe kahvaltı servisi yapılıyor. Restoran kısmını denemedik henüz, fakat brunch için birkaç kez gittiğimiz bu mekânı oldukça farklı, başarılı ve lezzetli bulduk. Özellikle kalabalık bir arkadaş grubu veya aile ile güzel bir pazar kahvaltısı için çok uygun bir yer.

 Babaçınar’ın geniş bir bahçesi var. İster normal ağaç altı masalar isterseniz en popüler köşeler olan su kenarındaki localardan yerinizi ayırtabiliyorsunuz. Locaların bazılarında sadece masa var, bir kısmında ilaveten bakır tepsili yer sofrası. Kişi sayısına uygun büyüklükte olan locayı rezerve edebiliyorsunuz. Bir tarafı restoran bahçesine, diğer tarafı tablo gibi yeşil söğütlerin üzerine kapandığı dereye bakan bu locaların tabanı yöresel halılar ile kaplı ve bu sebeple ayakkabınızı çıkararak girmek durumundasınız.

Çocuklu ailelerin rahatlığı için mekânda hem çocuk parkı hem de ördek, tavuk, vs. bir sürü şirin hayvan bulunuyor. Kapalı restoran kısmının içi, dış duvarı ve bahçe girişinde farklı yerlerden toplanmış çok sayıda antika eşya var; bu eşyaların ortama nostaljik & otantik bir hava katması da mekanı farklı kılan özelliklerden biri. Antikalar ilgi alanınıza giriyor ise bunları incelemek için en saat bir saat harcayabilirsiniz, zira hem çok sayıdalar hem de çok ilginç parçalar var.

Mekâna geldiğinizde size ayrılan bölüme geçiyorsunuz. Testi içinde içme suyu, semaver içinde çay getiriliyor. Size de tabağınızı tıka basa doldurup bu güzel ortamda bu eşsiz lezzetteki kahvaltının tadını çıkarmak kalıyor. Zengin açık büfesinde ne ararsanız var; börek çeşitleri, hamurişi ürünler, sucuk-salam-sosis, organik domates-salatalık-biber, reçeller-ballar-kaymaklar ve diğerleri…

Kahvaltı sonunda ikram edilen, hem kokusu hem de sunumunun görsel ziyafeti ile kahve de bu güzel kahvaltının bitişi için en doğru seçim oluyor doğrusu. Henüz soğuk ve yağışlı sonbahar günleri başlamamış iken bir pazar günü Babaçınar’ da brunch yapma şansını kaçırmayın derim. 

Afiyet olsun  :)

gaa 

Babaçınar Restoran

Yeni mahalle, Şelale Yolu, Derekızık Köyü No:1

Kestel/ BURSA

Tel: 0 224 – 388 11 82

Lezzet Durağı: Tavacı Recep Usta

Bu lezzet durağı Bursa’da henüz çok yeni.  Diyarbakır’dan yola çıkmış, tüm yurda ve dünyanın çeşitli ülkelerine adını duyurmuş Meşhur Tavacı Recep Usta bir kaç ay önce, henüz bu yazın başında, Bursa’ya geldi. Ben de Ankara’dan bildiğim bu eşsiz lezzetteki Güneydoğu mutfağını keyfimizvebiz sayfalarından paylaşmak istedim.IMG_4862IMG_4870

IMG_4863Mekân son derece başarılı bir şekilde dekore edilmiş, hem ferah kapalı alanı hem de ışıl ışıl bahçesi çok ama çok güzel. Yazın bahçeyi kışın iç salonu muhakkak denemenizi öneririm.  Mekan özellikle grup yemekleri ve kutlamalar için biçilmez kaftan olmuş diyebilirim. Kalabalık bir masanın keyifli muhabbetini bu hoş ortamda, güzel yemekler eşliğinde yaşamak hepten tadına doyulmaz oluyor, benden söylemesi.

IMG_4880

IMG_4879

Lezzet konusuna gelince; yazarak tarif etmek zor. Belki de bu sefer daha zor. Kendilerine has terbiyeleme usulüyle yumuşatılmış özelikle süt kuzusu eti kullanılarak yapılan yemeklerin her biri birbirinden lezzetli. Başlıca yemek çeşitleri: sac tava, kaburga dolma, lüle kebap çeşitleri, kuzu dolma, ciğer şiş, hindi dolma, beyti sarma, ali nazik vs. Posiyonlar normalden daha büyük geliyor, bazı yemekler ise 2 ve daha fazla kişiye göre pişirilebiliyor. 

IMG_4864

IMG_4873

Tavacı Recep Usta’da yemek yeme süreci başından sonuna kadar incelikle organize edilmiş bir tören gibi yaşanıyor. Masada bol malzemeli Recep Usta Special salata ve Bostane denilen meze zaten hazır bulunuyor. Patlıcan dolma, çiğ köfte ve içli dolma önden ikram olarak geliyor. Bunlarla bile hayli doymuş oluyorsunuz ana tabağınız geldiğinde. İçecek olarak yayık ayranı istediğinizde özel bir bakır tas ile servis ediliyor ki bir ayranı daha önce böyle içmemişsinizdir muhakkak. Farklı bir deneyim :) Üstüne de ılık irmik helvası, dondurma ve baklava yine ikram olarak servis ediliyor.  

Hepsi birden müthiş bir lezzet şöleni. En kısa zamanda denemeniz tavsiye olunur. Afiyet olsun! :)  

IMG_4878

IMG_4892

http://www.tavacirecepusta.com/

gaa

Lezzet Tarifi: Yaz Güzeli

Yaz günlerine denk gelen şu ramazan ayında baklava yemek ağır geliyorsa ve de güllaç yemekten gına geldiyse; hem meyveli olduğu için nispeten daha hafif hem de dondurmalı olduğu için içinizi ferahlatacak bir tatlı önerim var: Yaz Güzeli.

Bu tatlıyı bir ara oldukça popüler olan “Yemekteyiz” programından esinlenerek, biraz da kendi yorumumu katarak oluşturdum. Adını da tamamen uydurdum :) Belki böyle bir tatlı da var ama benim için Yaz Güzeli, bu güzel tatlı.

IMG_2749  IMG_2751    IMG_2755  IMG_2757         IMG_2766 IMG_2768  IMG_2771 IMG_2772   

Yapılışı: 4-5 elma soyulup ikiye bölünerek ve de çekirdekleri temizlenerek yayvan bir tencereye dizilir (elmaların kırmızı ve olgun olanları bu tatlı için daha makbul). Tencereye, elmaları neredeyse kapatacak kadar, hazır vişne suyundan eklenir ve az ateşte pişmeye bırakılır. Bu vişne suyunun içine bir parça kabuk tarçın ve birkaç tane karanfil de eklemek gerekir. Elmalar bir süre kaynayıp pembe renk aldıktan sonra tencereden alınıp bir tepsiye dizilir. Ilınmış elmaları buzdolabına alıp soğumalarını sağlamak gerekir. Bu sürede bir paket krem şanti süt ile çırpılıp kıvamını alınca yine soğuması için buzdolabına alınır.

Tatlı, servis yapılmadan hemen önce hazırlanmalıdır ki dondurma erimiş olmasın. Servise kadar da hem elmaların hem de krem şanti ve böğürtlenlerin buzdolabında soğuk halde durmuş olması da önemli.

Servise hazırlanış ise şu şekilde: Elma yarısını tabağa alıp üzerine bir top (ya da bir kaşık) tercihen sade ve tercihen dondurmacılarda satılan hakiki dondurmalardan koyulur. Ben normalde de dondurma adresi olarak tek geçtiğimiz, müdavimi olduğumuz “Rıhtım Pastanesi”nin manda sütünden yapılma enfes sade dondurmasını kullanıyorum. Daha sonra üstü krem şanti şırıngası kullanılarak krem şanti ile kapatılır. Hazır böğürtlen sosu ve böğürtlenler ile tamamen zevke göre süslenerek servis edilir.

IMG_2774

IMG_2775

Afiyet olsun :)

gaa

Lezzet Durağı: Lal Girit Mutfağı / Cunda

Cunda’ya gidenler deniz kenarı balık lokantalarını bir de Girit ev yemekleri lokantalarını muhakkak denemeli. Biz bir önceki Ayvalık-Cunda-Bergama gezimizde Cunda’da balık keyfini tecrübe ettiğimiz için bu gidişimizde Girit ev yemekleri yapan bir mekâna oturmaya karar verdik.

İsmi şu an aklıma gelmeyen bir lokantanın ”… Girit Yemekleri” tabelasını takip etmeye başladık, fakat yanlış bir sokağa girmiş olmalıyız ki yolumuz bizi aradığımız lokantaya değil “Lal Girit Mutfağı” na götürdü. İyi ki de götürmüş, yoksa o tattığımız eşsiz lezzetlerden mahrum kalacakmışız.

Baktık, şirin ve sıcak bir mekân. Eski Rum taş evi atmosferinde, önündeki küçük bir bahçede insanlar gayet neşeli yemek yemekte. İçeri girip menüyü sorduk. Pozitif enerjisi güler yüzünden taşan, oranın sahibi olduğunu ve adının da Emine olduğunu sonradan öğreneceğimiz bayan “buyurun, böyle göstereyim” diyerek bize camlı soğuk dolaptaki tüm yemekleri birer birer tanıttı. Hepsini kendi elleriyle yapıyor ve bu şirin mekânda ona servis için yardımcı olan eşi Yusuf Bey ve Cunda’nın bayan kaptanı olan kızı ile beraber çalışıyorlarmış. Bu samimi misafirperverlik ile sıcak aile ortamı da yemeklerin görünümü kadar etkili oldu “hadi oturalım” dememizde. Şirin bahçede köşede bir masaya iliştik.

IMG_2203 IMG_2206 IMG_2207 IMG_2208 IMG_2211 IMG_2213Fotoğraflarda görünen zeytinyağlılar; Girit Usulü Börülce, Girit Lokumu, yoğurt soslu Kırmızı Biber Dolması (diğer adıyla Biber Bahçesi) ve Girit Usulü Bamyayı seçtik. Ancak bunların yanında parmaklarımızı da yedik kelimenin tam anlamıyla. Hiç birini birbiriyle kıyaslayamayacağım ayrı lezzetler dahi olsa Girit Lokumu’nu tek geçtim, fevkalade bir yemek. Kalın yuvarlak kesilmiş ve kızartılmış patlıcan üstündeki incecik kıymalı bir sosla servis edilen müthiş bir lezzet. Hayatımda yediğim en en en lezzetli zeytinyağlı yemekler Emine Hanım’ın ellerliyle yapılmış bu şirin aile mutfağından çıkmış yemeklerdi. Tıka basa doymuş olmasaydık seçim yaparken geride bıraktığımız Güveçte Kaşarlı Kabak, Girit Böreği, Kabak Çiçeği Dolması, vb. gibi diğer lezzetleri de denemek niyetindeydik, lakin onları bir sonraki Cunda gezimize erteledik.

Lal Girit Mutfağı aynı zamanda Cunda’nın ünlü ziyaretçilerinin de müdavimi olduğu bir yer. Duvarda gözüme ilişen “Emine’ye sevgilerimle: İmza: Candan Erçetin” yazılı kart sadece bir örnek. Emine Hanım’la muhabbet ederken bizden sonra oraya gelecek olan ünlü çiftin isimlerini duyunca “tüh, biraz daha otursaydık keşke” dedik :)

Bu yazıyı okuduktan sonra yolunuz Cunda’ ya düşerse mutlaka ama mutlaka en az bir öğününüzü Lal Girit Mutfağı’nın eşsiz lezzetleri ile taçlandırın derim :) Parmaklarınızı yerken de beni hatırlayın, iyi ki bu yazı yazılmış ben de okumuşum deyin :)

Afiyet olsun :)

IMG_2216

IMG_2220

 Lal Girit Mutfağı– Emine Elik (0266) 3272834 Altay Pansiyon yanı No:20 Cunda-AYVALIK

www.lalgiritmutfagi.com

gaa